Hicri Yılbaşı (1 Muharrem) Tebriği (1440-2018)


Hicri Yılbaşı Tebriği

Bugün akşam (10/09/2018), güneş batıp akşam olduğunda, yani akşam ezanı okunduğunda yeni bir yıla gireceğiz desem şaşırır mısınız acaba? Belki takvime bakma ihtiyacı hissettiniz belki de yanlışlık yaptığımı düşündünüz ama hatırlatmak isterim ki dünyada sadece Hz. İsa‘nın doğum tarihini başlangıç olarak kabul eden Gregoryen Takvim (Miladi Takvim) yok. Mesela bir de Hz. Muhammed‘in (sav) Mekke‘den Medine‘ye hicretini başlangıç yılı olarak kabul eden, Müslümanların kullanmakta olduğu ve bizim de bir Müslüman olarak bilip takip etmesi gereken bir takvim daha var; İslami Takvim (Hicri takvim).

İslam’da zamana bağlı ibadetlerin yanı sıra bayramlar gibi mübarek gün ve geceler de hep İslami Takvime (Hicri takvim) göre oldukları için Gregoryen Takvim (Miladi Takvim) kullanan Türkiye gibi beldelerde bu mübarek zaman dilimleri her sene farklı zamanlara tekabül ederler. Bu seneki Hicri yılbaşı da, Gregoryen Takvime göre 10 Eylül 2018 Pazartesi günü akşamına tekabül etmektedir. Yani bu akşam (10/09/2018), akşam ezanı ile birlikte 1 Muharrem gününe, bununla birlikte de yeni bir yıla, 1440 yılına girmiş olacağız. 10 gün sonra yani 10 Muharrem günü de Aşure (Âşurâ) Günü olacak.

İslam’da mekâna ve zamana kendinden matuf bir kutsiyet atfedilmez. Ancak inananları tebşir ve teşvik için bazı gün ve gecelere hususi bir ehemmiyet verilmiştir ki Müslüman mutat zamanlarındakinden daha hassas ve şuurlu olsun. İşte onlardan biri de yeni yıl ile birlikte gireceğimiz Muharrem ayı ve aşure günüdür. Peygamberimiz “Bir insan geçmiş senenin son günü olan Zilhiccenin sonuncu, Muharremin birinci gününü oruçlu geçirirse böyle yapan kimse geçen seneyi oruçla kapatmış, gelen seneyi de oruçla başlatmış olur. Allah böyle davranışını onun için elli yıllık günahına kefaret vesilesi eyler” buyurmuş. Ayrıca aşure gününe kadar 10 gün oruç tutmayı ve bu günlerde aileden başlamak üzere diğer insanlara hayırda ve ikramda bulunmayı özellikle tavsiye etmişlerdir. Anlaşılan odur ki gayemiz; daima insanlara faydalı ve yardımcı olmak; bilgimizle, malımızla, emeğimizle her daim insanların hizmetinde bulunmaktır.

Bu vesileyle yeni yılınızı tebrik eder, hayırlara vesile olmasını temenni ederim. Bu yılbaşında ailenizle, sevdiklerinizle ve tüm insanlarla tebrikleşip onlara ikramda ve ihsanda bulunmayı lütfen ihmal etmeyiniz.

Hürmet, muhabbet, selam ve dua ile efendim.

Kâmil VARINCA

Miladi Yeni Yıl (1 Ocak) Kutlaması (2015)


mladi_yeni_yil_2015

Takvimler değişiyor, zaman ilerliyor. Mutlak sona, karşı konulamayacak şekilde yaklaşıyoruz.

Gregoryen Takvime (Miladi Takvim) göre 1 Ocak günü yeni bir yıla daha giriyoruz. Çoğu insan yeni yıla giriş münasebetiyle yılbaşı kutlaması yapacak, herkesin yeni yılını kutlayacak, yeni yılda tüm dünya için savaşların olmadığı, insanların ölmediği, barış, dostluk, kardeşlik, sağlık ve başarı dolu yeni bir yıl dileyecek. Ancak ne var ki tüm bunlar sadece dilemekle olmuyor. Bunların gerçekleşmesi için bir şeyler yapmak gerekiyor.

Yanı başımızdan dünyanın öbür ucuna kadar herkesin bir derdi ve çilesi var. Onların dertlerine dokunsak, yaralarına merhem olsak nasıl olur acaba? Mesela bu yılbaşı kutlamalar için harcayacağınız parayı hayır kurumlarına bağışlayarak başkalarının da yeni bir yıla yeni umutlarla girmesini sağlasanız daha iyi olmaz mı? Belki o zaman diğer insanları kendi nefsinize tercih etmeye başlamakla gerçekten bir şeyler değişmeye başlar. Belki de o zaman dünya gerçekten yaşanabilir bir yer olmaya başlar. Ne dersiniz?

Ben de bu dileklerle herkesin yeni yılını kutluyor, yeni yılda herkesi daha sorumlu ve proaktif davranmaya davet ediyorum.

Hürmet, muhabbet, selam ve dua ile efendim.

Kâmil VARINCA

Hicri Yılbaşı (1 Muharrem) Tebriği (1436-2014)


Hicri Yılbaşı Tebriği

Yarın akşam (24/10/2014), güneş batıp akşam olduğunda, yani akşam ezanı okunduğunda yeni bir yıla gireceğiz desem şaşırır mısınız acaba? Belki takvime bakma ihtiyacı hissettiniz belki de yanlışlık yaptığımı düşündünüz ama hatırlatmak isterim ki dünyada sadece Hz. İsa‘nın doğum tarihini başlangıç olarak kabul eden Gregoryen Takvim (Miladi Takvim) yok. Mesela bir de Hz. Muhammed‘in (sav) Mekke‘den Medine‘ye hicretini başlangıç yılı olarak kabul eden, Müslümanların kullanmakta olduğu ve bizim de bir Müslüman olarak bilip takip etmesi gereken bir takvim daha var; İslami Takvim (Hicri takvim).

İslam’da zamana bağlı ibadetlerin yanı sıra bayramlar gibi mübarek gün ve geceler de hep İslami Takvime (Hicri takvim) göre oldukları için Gregoryen Takvim (Miladi Takvim) kullanan Türkiye gibi beldelerde bu mübarek zaman dilimleri her sene farklı zamanlara tekabül ederler. Bu seneki Hicri yılbaşı da, Gregoryen Takvime göre 24 Ekim 2014 Cuma günü akşamına tekabül etmektedir. Yani yarın akşam (24/11/2014), akşam ezanı ile birlikte 1 Muharrem gününe, bununla birlikte de yeni bir yıla, 1436 yılına girmiş olacağız. 10 gün sonra yani 10 Muharrem günü de Aşure (Âşurâ) Günü olacak.

İslam’da mekâna ve zamana kendinden matuf bir kutsiyet atfedilmez. Ancak inananları tebşir ve teşvik için bazı gün ve gecelere hususi bir ehemmiyet verilmiştir ki Müslüman mutat zamanlarındakinden daha hassas ve şuurlu olsun. İşte onlardan biri de yeni yıl ile birlikte gireceğimiz Muharrem ayı ve aşure günüdür. Peygamberimiz “‘Bir insan geçmiş senenin son günü olan Zilhiccenin sonuncu, Muharremin birinci gününü oruçlu geçirirse böyle yapan kimse geçen seneyi oruçla kapatmış, gelen seneyi de oruçla başlatmış olur. Allah böyle davranışını onun için elli yıllık günahına kefaret vesilesi eyler” buyurmuş. Ayrıca aşure gününe kadar 10 gün oruç tutmayı ve bu günlerde aileden başlamak üzere diğer insanlara hayırda ve ikramda bulunmayı özellikle tavsiye etmişlerdir. Anlaşılan odur ki gayemiz; daima insanlara faydalı ve yardımcı olmak; bilgimizle, malımızla, emeğimizle her daim insanların hizmetinde bulunmaktır.

Bu vesileyle yeni yılınızı tebrik eder, hayırlara vesile olmasını temenni ederim. Bu yılbaşında ailenizle, sevdiklerinizle ve tüm insanlarla tebrikleşip onlara ikramda ve ihsanda bulunmayı lütfen ihmal etmeyiniz.

Hürmet, muhabbet, selam ve dua ile efendim.

Kâmil VARINCA

Miladi Yeni Yıl (1 Ocak) Kutlaması (2014)


Takvimler değişiyor, zaman ilerliyor. Mutlak sona, karşı konulamayacak şekilde yaklaşıyoruz.

Gregoryen/Miladi takvime göre 1 Ocak günü yeni bir yıla daha giriyoruz. Çoğu insan yeni yıla giriş münasebetiyle yılbaşı kutlaması yapacak, herkesin yeni yılını kutlayacak, yeni yılda tüm dünya için savaşların olmadığı, insanların ölmediği, barış, dostluk, kardeşlik, sağlık ve başarı dolu yeni bir yıl dileyecek. Ancak ne var ki bunlar sadece dilemekle gerçekleşmiyor. Bunların gerçekleşmesi için bir şeyler yapmak gerekiyor.

Yanı başımızdan dünyanın öbür ucuna kadar herkesin bir derdi ve çilesi var. Onların dertlerine dokunsak, yaralarına merhem olsak nasıl olur acaba. Mesela bu yılbaşı kutlamalar için harcayacağınız parayı hayır kurumlarına bağışlayarak başkalarının da yeni bir yıla yeni umutlarla girmesini sağlasak daha iyi olmaz mı? Belki o zaman diğer insanları kendi nefsinize tercih etmeye başlamakla gerçekten bir şeyler değişmeye başlar. Belki de o zaman dünya gerçekten yaşanabilir bir yer olmaya başlar. Ne dersiniz?

Ben de bu dileklerle herkesin yeni yılını kutluyor, yeni yılda herkesi daha sorumlu ve proaktif davranmaya davet ediyorum.

Hürmet, muhabbet, selam ve dua ile,

Kâmil VARINCA

Benzer İçerikli Yazılar:

  1. Miladi Yeni Yıl (1 Ocak) Kutlaması (2014) (31 Aralık 2013)
  2. Miladi Yeni Yıl (1 Ocak) Kutlaması (2015) (1 Ocak 2015)

Hicri Yılbaşı (1 Muharrem) Tebriği (1435)


Yarın akşam (03/11/2013), akşam ezanı okunduğunda, yani güneşin batışı ile birlikte yeni bir yıla gireceğiz desem şaşırır mısınız acaba? Belki takvime bakma ihtiyacı hissettiniz belki de yanlışlık yaptığımı düşündünüz ama hatırlatmak isterim ki dünyada sadece Hz. İsa’nın doğum tarihini başlangıç olarak kabul eden Gregoryen/Miladi takvim yok. Mesela bir de Hz. Muhammed’in (sav) Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç yılı olarak kabul eden, Müslümanların kullanmakta olduğu bir takvim daha var; İslami/Hicri takvim. Bugün ülkemizde Miladi/Gregoryen takvim kullandığımız için İslami/Hicri takvimin varlığını unutmuş veya hiç bilmiyor olabiliriz. Ancak ne var ki İslam’da zamana bağlı ibadetlerin yanı sıra mübarek gün ve geceler de hep bu hicri takvime göre verilmiştir. Dolayısıyla bir Müslümanın bilip takip etmesi gereken bir takvim daha ortaya çıkıyor ki o da işte bu İslami/Hicri takvimdir.

Vakitleri İslami/Hicri takvime göre belirtilmiş olan yılbaşı ve mübarek gün ve geceler Gregoryen/Miladi takvim kullanan Türkiye gibi beldelerde her sene farklı zamanlara tekabül ederler. Bu seneki Hicri yılbaşı da 3 Kasım 2013 akşamına tekabül etmektedir. Yani yarın akşam ezanı ile 1 Muharrem gününe, bununla birlikte de yeni bir yıla, 1435 yılına girmiş olacağız. 10 gün sonra da yani 10 Muharrem günü de Aşure Günü olacak.

Okumaya devam et

Miladi Yeni Yıl (1 Ocak) Tebriği (2013)


Takvimler değişiyor, zaman ilerliyor. Mutlak sona, karşı konulamayacak şekilde yaklaşıyoruz.

Gregoryen/Miladi takvime göre 1 Ocak günü yeni bir yıla daha giriyoruz. Çoğu insan yeni yıla giriş münasebetiyle yılbaşı kutlaması yapacak, herkesin yeni yılını kutlayacak, yeni yılda tüm dünya için savaşların olmadığı, insanların ölmediği, barış, dostluk, kardeşlik, sağlık ve başarı dolu yeni bir yıl dileyecek. Ancak ne var ki bunlar sadece dilemekle gerçekleşmiyor. Bunların gerçekleşmesi için bir şeyler yapmak gerekiyor.

Mesela yanı başımızda yaşanan insanlık dramı sadece güzel dilekler ile dinmiyor; elle tutulur, gözle görülür bir şeyler yapmak gerekiyor.

Mesela bu yılbaşı kutlamalar için harcayacağınız parayı soğukta üşümesinler diye, aç kalmasınlar diye Suriye’lilere gönderebilirsiniz. Suriye için başlatılan “Suriye için Bir ekmek, Bir Battaniye” kampanyasına katılabilirsiniz. Belki o zaman diğer insanları kendi nefsinize tercih etmeye başlamakla gerçekten bir şeyler değişmeye başlar. Belki de o zaman dünya gerçekten yaşanabilir bir yer olmaya başlar. Ne dersiniz?

Ben de bu dileklerle herkesin yeni yılını kutluyor, yeni yılda herkesi daha sorumlu ve proaktif davranmaya davet ediyorum.

Hürmet, muhabbet, selam ve dua ile,

Kâmil VARINCA

Hicri Yılbaşı (1 Muharrem) Tebriği (1434)


Bugün (14/11/2012) akşam ezanı okunduğunda, yani güneşin batışı ile birlikte yeni bir yıla gireceğiz. Hz. Muhammed’in (sav) Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç yılı olarak kabul eden, Müslümanların kullanmakta olduğu bir takvim olan İslami/Hicri takvime göre yeni bir yıla (Hicri yılbaşı), 1434 yılına gireceğiz. Yarın 1 Muharrem ve 10 gün sonra da yani 10 Muharrem günü de Aşure Günü olacak.

İslam’da zamana bağlı ibadetlerin yanı sıra mübarek gün ve geceler hep İslami/Hicri takvime göre oldukları için Gregoryen/Miladi takvim kullanan Türkiye gibi beldelerde bu zaman dilimleri her sene farklı zamanlara tekabül ederler. Bu seneki Hicri yılbaşı da 14 Kasım 2012 akşamına tekabül etmektedir.

Bu vesileyle yeni yılınızı tebrik eder, hayırlara vesile olmasını temenni ederim. Bu yılbaşında ailenizle, sevdiklerinizle ve tüm insanlarla tebrikleşip onlara ikramda ve ihsanda bulunmayı lütfen ihmal etmeyiniz.

Hürmet, muhabbet, selam ve dua ile,

Kâmil VARINCA

Hicri Yılbaşı (1 Muharrem) Tebriği (1433)


Bugün (25/11/2011) akşam ezanı okunduğunda, yani güneşin batışı ile birlikte yeni bir yıla gireceğiz. Belki şaşırdınız, belki takvime baktınız hemen, belki yanlışlık yaptığımı düşündünüz ama hatırlatmak isterim ki dünyada sadece Hz. İsa’nın doğum tarihini başlangıç olarak kabul eden Gregoryen/Miladi takvim yok. Mesela bir de Hz. Muhammed’in (sav) Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç olarak kabul eden, Müslümanların kullanmakta olduğu bir takvim daha var; İslami/Hicri takvim. Bugün ülkemizde Miladi/Gregoryen takvim kullandığımız için İslami/Hicri takvimin varlığını unutmuş veya hiç bilmiyor olabiliriz. Ancak ne var ki İslam’da zamana bağlı ibadetlerin yanı sıra mübarek gün ve geceler de hep bu hicri takvime göre verilmiştir. Dolayısıyla bir Müslümanın bilip takip etmesi gereken bir takvim daha ortaya çıkıyor ki o da işte bu İslami/Hicri takvimdir. Ve bu akşam da işte bu takvime göre başlayacak olan 1 Muharrem günü ile birlikte yeni bir yıla (Hicri yılbaşı), 1433 yılına girmiş olacağız. 10 gün sonra da yani 10 Muharrem günü de Aşure Günü olacak.

Okumaya devam et

Gıda Güvenliği


İnsanoğlu olarak birinci öncelikli ihtiyacımız elbette ki beslenmedir. Hayatımızı idame ettirebilmek, sağlıklı yaşayabilmek için doğru, dengeli ve sağlıklı beslenmek zorundayız. Tahmin edileceği üzere bir ailede gider kalemlerinden en büyüğünü gıda harcamaları teşkil eder. Böyle olduğu içindir ki gıda sektörü ülke genelinde de büyük bir pazar payına sahiptir. Pazar büyük olunca da sorunları ve denetimi de o denli zor olmaktadır. Bugün genetiği değiştirilmiş gıdalar, hormonlar, katkı maddeleri ve insan sağlığını tehdit eden diğerleri büyük bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.

Hâl böyleyken bizim için birinci öncelikli konu olan beslenme konusuna acaba gereken önemi ve önceliği verebiliyor muyuz? Gerçekten de beslenme, hayatımızda birinci öncelikli konu mu? Bizim için hayati ehemmiyetteki girdilerden biri olan gıdalarımıza acaba ne kadar dikkat ediyoruz? Ne yediğimize, ne içtiğimize, nereden geldiğine, içerisinde ne olduğuna acaba dikkat ediyor muyuz? Acaba arabamıza aldığımız benzinin özelliklerine dikkat ettiğimiz kadar kendi yediğimiz içtiğimiz gıdalara da dikkat ediyor muyuz? Acaba bize lâzım olan yiyecekleri mi tüketiyoruz; dengeli, sağlıklı ve yeterli mi besleniyoruz yoksa reklamların ve toplumsal yönlendirmenin esiri olarak mı besleniyoruz? Varın bu soruların cevaplarını siz verin.

Okumaya devam et

Arş. Gör. mü? O ne ki?


Arş. Gör. unvanı ile üniversitelerde çalışanların bu unvanı ve yaptıkları işleri üniversite dışındakilere anlatmak gibi oldukça zor bir işleri de vardır. Arş. Gör., yani Araştırma Görevlisi. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda tanımlandığı üzere “Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim yardımcılarıdır”. İşte araştırma görevlilerinin görev tanımı bu.

Her meslek grubunda olduğu gibi araştırma görevliliğinin de kendine has sorunları ve zorlukları bulunmaktadır. Hiçbir sorun kendiliğinden çözülmediği gibi bizlerin sorunları da kendiliğinden çözülmemektedir. Çözülmesi için gayret sarf edilmesi, uğraşılması gerekmektedir.

Okumaya devam et

Susuzluk Sorunu


Bir şeyin kıymeti ancak yokluğunda belli oluyor. Her gün kullandığımız elektriğin, suyun, bilgisayarın, internetin ve daha onlarcasının kıymetini ancak olmadıklarında anlayabiliyoruz. Elektrik kesildiği an hayatımız neredeyse durma noktasına geliyor. Bir bardak suyun kıymetini çölde susuzluktan ölmek üzere olan birine sorun, derler ya bu da tıpkı onun gibi kullandığımız her türlü ihtiyaç maddesinin kıymetini tam ona ihtiyaç duyduğumuz anda anlayabilmekteyiz.

Yokluklarında hayatımızı altüst eden bu ihtiyaç maddelerini her nedense varlıklarında hiç tükenmeyecek, bitmeyecek, gitmeyecekmiş gibi müsrifçe kullanmak da bize has bir özellik olsa gerek. O da insanoğlunun unutkanlık özelliği ile açıklanabiliyor. Rahata kavuştuğu an eskiyi çok çabuk unutabiliyor insan. Bu bir yandan çok iyi; eskiyi unutup yeniye devam etmek, ama bazen de çok kötü. Çünkü eski durumlara düşmemek garantisi hiçbir zaman yok.

Okumaya devam et

Yeni Bir Sayfa Yeni Bir Başlangıç


Acaba hangisi daha önemlidir? Hangisine daha fazla sevinmeliyiz? Üç yüz altmış beş sayfalık bir defteri yazıyla, karalamayla doldurup bitirmeye mi yoksa eskisinin üstüne bir de boş, tertemiz ve yepyeni bir defter almaya mı? Her gün yepyeni, tertemiz bir sayfa veriliyor bizi. Ne yazacağımız, nasıl dolduracağımız bize kalmış. Her şeyi yazmakta ve yapmakta hürüz. Hiç bir kısıtlama ve sınırlandırma yok. Tek şart, yazdıklarımızın silinemiyor ve geri alınamıyor olması, o kadar.

Her gün yeni bir sayfa almaya o kadar alışmışız ki, ilk gördüğümüzde heyecanlandığımız, duygulandığımız, hayrete düştüğümüz şeyler artık bizi heyecanlandırmıyor, duygulandırmıyor ve maalesef hayrete de düşürmüyor. Halbuki üzerinde noktadan da küçük olduğumuz yeryüzü, her gün kendinden milyonlarca, milyarca büyüklükteki bir boşlukta durmadan dönüyor, yeryüzünden defalarca büyük bir ateş kütlesi hiç durmadan, üşenmeden bizi ısıtıyor.

İnsanoğlu saymaya başladığından bu yana 2005. defteri de kapattı ve yeni bir deftere daha başladı; 2006. deftere. Herkese yeni bir defter daha verildi. Bu defter kimisi için belki de ilk defter, kimisi için 10., 20., ya da 50., 60. defter, kimisi için belki de son defter. Bunu bilemeyiz, çünkü sayfalar tek tek veriliyor ve bu defteri 365’e tamamlayıp tamamlayamayacağımız bile meçhul.

Okumaya devam et