Ramazan Bayramı Tebriği (1435-2014)


Ramazan Bayramı Tebrik Kartı

İki dinî bayramımızdan ilki olan Ramazan Bayramı, İslami Takvim (Hicri Takvim)’de Ramazan ayından sonra gelen Şevval ayının ilk üç günüdür. Bu sene Ramazan Bayramı (1,2,3 Şevval 1435),  Gregoryen Takvim (Miladi Takvim)‘e göre 28, 29, 30 Temmuz 2014 tarihlerine denk gelmektedir. Yani bugün (27/07/2014), Ramazan ayının son günü ve bayramdan önceki gün olan Arife günü. Bugün akşam ezanı ile birlikte de Ramazan ayı bitmiş ve Şevval ayına girmiş olacağız. Sabah da bayram namazı eda edilip Bayram başlamış olacaktır.

On bir ayın sultanı Ramazan’a seneye kavuşmak ümidiyle veda ederken yüreklerimiz Bayram sevinci ile heyecanlanmaya başladı bile. Ecrini Allah’ü Tealâ’dan bekleyerek tuttuğumuz oruçlar, kıldığımız teravih namazları ve yaptığımız diğer ibadetler ile yoğun bir şekilde geçirmeye çalıştığımız Ramazan ayının bitmiş olmasının burukluğu ile birlikte başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden azat olan bu mübarek ayın sonunda cehennemden azat olma ümidiyle bayram edeceğiz inşallah şimdi. Rabbim bir sonraki Ramazan’a da erişebilmeyi ve idrak edebilmeyi nasip eylesin.

Okumaya devam et

Ramazan Bayramı Tebriği (1434)


Ramazan Bayramı Tebrik Kartı

Dinî bayramların ilki olan Ramazan Bayramıİslami/Hicri Takvimde Şevval ayının ilk üç günüdür. Bu sene Ramazan Bayramı (1,2,3 Şevval 1433), Gregoryen/Miladi Takvime göre 8, 9, 10 Ağustos 2013 tarihlerine denk gelmektedir. Bugün (07/08/2013), Ramazan ayının son günü ve bayramdan önceki gün olan Arife günüdür. Bugün akşam ezanı ile birlikte Ramazan ayı bitmiş ve Şevval ayına girmiş olacağız. Sabah da bayram namazı eda edilip Bayram başlamış olacaktır.

Ecrini Allah’ü Tealâ’dan bekleyerek tuttuğumuz oruçlar, kıldığımız teravih namazları ve yaptığımız diğer ibadetler ile yoğun bir şekilde geçirmeye çalıştığımız Ramazan ayının bitmiş olmasının burukluğu ile birlikte başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden azat olan bu mübarek ayın sonunda cehennemden azat olma ümidiyle bayram edeceğiz inşallah şimdi. Rabbim bir sonraki Ramazan’a da erişebilmeyi ve idrak edebilmeyi nasip eylesin.

Bayramlar iyiliğin, neşenin ve kaynaşmanın arttığı zaman dilimleri. Bu bayramda da kendimiz bayram ederken başkalarını da bayram ettirelim. Akrabalarımızı, dostlarımızı, yakınlarımızı, komşularımızı ve dünyanın neresinde olursa olsun tüm insanları hatırlayalım ve onlara yardım elimizi uzatalım. Onların yaralarına merhem olalım. Bu bayramı fırsat bilerek Arakan, Somali, Filistin, Suriye gibi daha birçok yerlerdeki gibi insanların yardım beklediği yerlere yardım kuruluşlarının vesilesi ile yardımlarımızı ulaştıralım. Onların da bu bayramlarda sevinmelerine vesile olalım ki belki onların da hayır duası bizlerin kurtuluşuna vesile olur.

Bu hislerle başta memleketimiz olmak üzere bütün İslam âleminin mübarek Ramazan Bayramını en kalbî his ve dileklerimle tebrik ediyor; bayramın feyz ve bereketinden hepimizin nasibdâr olabilmesini, dua ve niyazlarımızın makbul olmasını, topyekûn İslâm âleminin içinden geçmekte olduğu zor zamanlardan bir an evvel kurtulmasını ve bayramın sağlık ve afiyet içerisinde huzur ve mutlulukla geçirilmesini Cenâb-ı Mevlâ’dan niyaz ediyorum.

Hürmet, muhabbet, selam ve dua ile,

Kâmil VARINCA

Benzer İçerikli Yazılar:

  1. Ramazan Bayramı Tebriği (1432) (29 Ağustos 2011)
  2. Ramazan Bayramı Tebriği (1433) (18 Ağustos 2012)
  3. Ramazan Bayramı Tebriği (1434) (7 Ağustos 2013)
  4. Ramazan Bayramı Tebriği (1435-2014) (27 Temmuz 2014)

Ramazan Bayramı Tebriği (1433)


Dini bayramların ilki olan Ramazan Bayramıİslami/Hicri Takvimde Şevval ayının ilk üç günüdür. Bu sene Ramazan Bayramı (1,2,3 Şevval 1433), Gregoryen/Miladi Takvime göre 19, 20, 21 Ağustos 2012 tarihlerine denk gelmektedir. Bugün (18/08/2012), Ramazan ayının son günü ve bayramdan önceki gün olan Arife günüdür. Bugün akşam ezanı ile birlikte Ramazan ayı bitmiş ve Şevval ayına girmiş olacağız. Sabah da bayram namazı eda edilip Bayram başlatılmış olacaktır.

Ecrini Allah’ü Tealâ’dan bekleyerek tuttuğumuz oruçlar, kıldığımız teravih namazları ve yaptığımız diğer ibadetler ile yoğun bir şekilde geçirmeye çalıştığımız Ramazan ayının bitmiş olmasının burukluğu ile birlikte başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden azat olan bu mübarek ayın sonunda cehennemden azat olma ümidiyle bayram edeceğiz inşallah şimdi. Rabbim bir sonraki Ramazan’a da erişebilmeyi ve idrak edebilmeyi nasip eylesin.

Bayramlar iyiliğin, neşenin ve kaynaşmanın arttığı zaman dilimleri. Bu bayramda da kendimiz bayram ederken başkalarını da bayram ettirelim. Akrabalarımızı, dostlarımızı, yakınlarımızı, komşularımızı ve dünyanın neresinde olursa olsun tüm insanları hatırlayalım ve onlara yardım elimizi uzatalım. Onların yaralarına merhem olalım. Bu bayramı fırsat bilerek Arakan, Somali, Filistin, Suriye gibi daha birçok yerlerdeki gibi insanların yardım beklediği yerlere yardım kuruluşlarının vesilesi ile yardımlarımızı ulaştıralım. Onların da bu bayramlarda sevinmelerine vesile olalım ki belki onların da hayır duası bizlerin kurtuluşuna vesile olur.

Bu hislerle başta memleketimiz olmak üzere bütün İslam âleminin mübarek Ramazan Bayramını en kalbî his ve dileklerimle tebrik ediyor; bayramın feyz ve bereketinden hepimizin nasibdâr olabilmesini, dua ve niyazlarımızın makbul olmasını, topyekûn İslâm âleminin içinden geçmekte olduğu zor zamanlardan bir an evvel kurtulmasını ve bayramın sağlık ve afiyet içerisinde huzur ve mutlulukla geçirilmesini Cenâb-ı Mevlâ’dan niyaz ediyorum.

Hürmet, muhabbet, selam ve dua ile,

Kâmil VARINCA

Ramazan Bayramı Tebriği (1432)


On bir ayın sultanı Ramazan’a seneye kavuşmak ümidiyle veda ederken yüreklerimiz Bayram sevinci ile heyecanlanmaya başladı bile. Mübarek Ramazan Bayramının tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını niyaz ederken, herkesin bayramını kutluyorum. Bu bayram sadece bize değil herkese bayram olsun. Herkese bayramı yaşatabilmek ümidiyle…

Selam ve dua ile,

Kâmil VARINCA

5. Dünya Su Forumuna Doğru


Geçen hafta çarşamba günü (24/08/2008), Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği tarafından tertiplenen 5. Dünya Su Forumu konulu Marmara Sürdürülebilir Kalkınma Platformu toplantısına katıldım.

Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği, kendi deyimleriyle, yerel yönetimler ve belediyeler arasında işbirliği ve dayanışmayı geliştirerek, yerel yönetimlerin ve demokrasinin güçlenmesi için çalışmak; ülkemizde ve Birliğin üyesi olan belediyelerde, demokratik, katılımcı, saydam, hesap veren, insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir yerel yönetim anlayışının yerleşmesi ve yaygınlaşması için çaba göstermek için kurulmuş kamu tüzel kişiliğini haiz bir birlik. Birlik, bölgemizdeki belediyeler ve diğer yerel yönetimler arasında çevre ve sürdürülebilir gelişme bilincinin yaygınlaştırılmasına katkıda bulunmak, deneyim paylaşımına zemin hazırlamak ve bu alanda koordinasyonu sağlamak amacıyla periyodik olarak “Marmara Sürdürülebilir Kalkınma Platformu” toplantıları düzenlemektedir. Toplantılar dileyen herkese açık. Birlik hakkında detaylı bilgi için birliğin internet sitesini (http://www.marmara.gov.tr/) ziyaret edebilirsiniz.

Okumaya devam et

Çevreciyim, Çevrecisin, Çevreci


Son günlerde memleket gündemini meşgul eden konulardan biri de çevrecilik oldu. Eskiden değil memleket gündemine, insanların aklına bile gelmeyen bir konunun artık memleket meseleleri arasında konuşuluyor olması, bizler için ziyadesiyle memnun edici bir gelişme. Her ne kadar konunun gündeme gelme ve işlenme tarzı istediğimiz gibi hoş bir şekilde olmasa da konunun gündemde olması, konuşuluyor ve tartışılıyor olması bile bir yerlere gelindiğini göstermesi açısından pek mühim. Çünkü kanaatimce gelişme, doğruyu bulma, ilerleme ancak araştırma-geliştirme ile o da ancak konu üzerinde konuşma ve tartışmayla başlar.

Artık herkes evlerin ve fabrikaların bacalarından, arabaların egzozlarından çıkan gazların hava kirliliğine sebep olduğunu, salınan karbondioksit ile sera etkisine katkıda bulunulduğunu ve sonucunda küresel ısınma ve iklim değişikliğine sebep olunduğunu, ozon tabakasının inceldiğini, çöplerin gelişigüzel atılmaması gerektiğini, atıksuların arıtıldığını ve arıtılması gerektiğini, tüm bunların mühim birer çevre sorunu olduğunu ve ihmal edilmemesi gerektiğini biliyor.

Okumaya devam et

Azim ile Rıza Arasındaki Fark


Sözlükte azim “Bir işteki engelleri yenme kararlılığı”, rıza ise “Razı olma, isteme, istek, kabullenme” gibi manalara gelmektedir. Birbirinden çok uzak gibi görünseler de bu iki kelimenin ne kadar da iç içe olduğunu zorlu bir işe başladığınızda veya devamında görme şanısınız oldukça yüksektir.

İşe başlamak işin yarısını yapmaksa geri kalanı da çalışmaktır derler ya, gerçekten de bir işe başladığınızda o işin gereklerini yerine getirmeniz gerekir. Bunu bilerek, bunun şuurunda olarak işe başlarsınız. Sonuca giden hiçbir yol taşsız, gül de dikensiz olmadığına göre işe başladığınızda başınıza gelecekleri de peşinen kabullenmiş olursunuz. Gerek işe başlarken ve gerek işin devamında hakikaten de önünüze birçok engeller çıkar. İşte bu engelleri aşma gücünü size azminiz verir. Azimli iseniz önünüze koyulan tüm engelleri aşar ve sonuca ulaşırsınız. Ancak şöyle bir durum var ki çalışıp azim gösterip de sonuca ulaşılmadığı durumlarda olabilir. Bazen öyle bir yere gelirsiniz ki bir engelden ziyade bir çıkmazla karşı karşıyasınızdır. İşte bu tür bir durumda durup olaya şöyle bir uzaktan bakmanız ve alternatif gidiş yolları aramanız gerekir. İllaki o yol üzerine gitmede ısrarcı olmamanız gerekir. İşte bu da rızadır. Başınıza geleni kabullenmek ama bu durumdan kendinizi kurtarmak ve başka çıkış yolları bulmaktır rıza göstermek.

Okumaya devam et

Güzel Ülkemin Güzel İnsanlarına


Bu ülkeyi seviyorum. Bu ülkeyi, her şeye rağmen seviyorum. 251,9 milyar YTL’si iç, 292,3 milyar YTL’si dış borç olmak üzere toplam 544,2 milyar YTL borcumuz da olsa; kişi başına gelirimiz 5.000 dolarlara ulaşmasına rağmen yine de Avrupa Birliği ülkelerinin çok çok altında da kalsak; yüzde 10’lara kadar düşmesine rağmen yine de çoğu ülkeden yüksek bir enflasyonumuz da olsa; işsizlik oranımız çoktan yüzde 10’ları da geçse; meslektaşlarımın çoğu ne yazık ki bu oranın içinde de kalsa; özlük haklarımızda çözüm bekleyen sorunlar da olsa; hâlâ bu ülkede mesleğimin ne demek olduğunu bilmeyen insanlar da olsa; tabiatı bir köleymiş gibi görüp hoyratça, insafsızca ve düşüncesizce tahrip edenler de olsa; ülkemin toprak ve sahillerine tehlikeli varil gönderen, saklayan ve göz yumanlar da olsa; çevre sorunlarımız saymakla bitmese de; boğazlarımızdan çok tehlikeli olmasına rağmen petrol ve türevlerini taşıyan bilmem kaç gros tonluk devasa tankerler de geçse; insan sağlığı hiçe sayılarak zehirli ve tehlikeli maddeler içeren gemileri sökülmesi için ülkeme gönderenler de olsa; üç tarafımızın denizlerle çevrili olmasıyla övünüp durmamıza rağmen deniz ulaşımından yeterince faydalanamasak da; kendimizin olmasa bile komşularımızın eski tip nükleer santralleri ile hep bir radyasyon tehlikesi altında da olsam ve daha birçok olumsuzluğu da yaşasam bu ülkeyi ve insanlarını seviyorum.

Her gün saatlerce vakit harcadığım trafiği beni çileden de çıkartsa, bazen çekilmez olarak tanımlasam da; gidecek başka yerler de arasam; koşturmacası, keşmekeşi ve birçok derdi de olsa bu şehri (İstanbul) de seviyorum.

Okumaya devam et