TÜRKAY 2007 Sonrası REW İstanbul 2007 Fuarı


İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayında 28-31 Mayıs 2007 tarihleri arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü olarak TÜRKAY 2007 AB Sürecinde Türkiye’de Katı Atık Yönetimi ve Çevre Sorunları Sempozyumunu gerçekleştirdik. Sempozyumumuzda 3 gün boyunca 2 salon ve 14 oturumda toplam 59 sözlü sunum yapıldı. Her gün ortalama 150 katılımcı tarafından izlenen sempozyumumuzda 3 günde 3 panel gerçekleştirildi. Sempozyumun son günü olan 4. gün aralarında Odayeri Düzenli Depo Sahası ve Tıbbi Atık Yakma Tesisinin de yer aldığı ilgili yerlere teknik gezi düzenlendi.

Beklenilenin çok üstünde bir ilgiye mazhar olan sempozyumumuz için emeği geçen, düzenleyen hocalarımıza, arkadaşlarımıza; bildirili ve dinleyici olarak katılım sağlayan katılımcılara teşekkür ederim. Bu tür sempozyumların devam etmesini dilerim.

Okumaya devam et

Meslek Meseleleri – 3 – İ.Ü. Çevre Mezunları Buluşması 2007


Çevre Mühendisliği mesleğimizin sorunları hakkında fikir teatisinde (alışverişinde) bulunmaya devam edelim. Önceki yazıda meslekî eğitim üzerine yoğunlaşmıştık. Kaldığımız yerden devam edecek olursak sadece okullarda yapılan eğitimden değil okul dışı eğitim üzerinde de durmamız gerektiğini görürüz.

Bilindiği üzere gerek öğrenme gerekse de eğitim sadece okul sıralarında ve yıllarında yapılan yani beli bir mekân ve zamana has bir faaliyet değildir. Sadece Çevre Mühendisliği eğitim-öğretiminin değil hiçbir öğretinin öğrenilmesinin yaşı, zamanı ve mekânı olmaz. Hayat bir öğrenme ve gelişme sürecidir ve hayatın her safhasında insan öğrenmeye, eğitilmeye ve dolayısıyla gelişmeye devam eder.

Mesleki eğitim-öğretim mesleğinizi icra ettiğiniz sürece okul dışında da ister istemez devam edecektir. Mesleğinizi layıkıyla yerine getirebilmeniz, karşılaştığınız yeni yeni sorunların üstesinden gelebilmeniz açsından en azından günün gerekleri nispetinde kendinizi geliştirmeniz, bilgi birikiminizi ve tecrübenizi artırmanız gereklidir. Siz kendinizi geliştirmezseniz her geçen gün biraz daha geri kalırsınız ve bir gün bu işten anlamadığınız kanaatine varmanız/varmaları olmayacak bir iş değildir.

Okumaya devam et

Afetler ve Teknoloji


Geçtiğimiz günlerde güneydoğu bölgemizde 39 kişinin ölümüne yol açan bir sel felaketi yaşadık. Sel gelip yıktı geçti ama ardından tartışması hiç bitmedi. 2006 yılında bile bu kadar insanın ölümüne sebep olan bir felaket yaşanması tartışmaları haftaya damgasını vurdu. Kimi bunun bir doğal afet olduğunu ve yapacak bir şey olmadığını söyledi, kimi ise önlenebilecek şeyler için hâlâ boşuna insanların öldüğünü söyledi. Sonuçta önlenebilecek olsa da olmasa da maalesef 39 kişinin hayatına mal oldu bu olay. Tüm bunlardan sonra yapılması gereken ilk şey, bu sel felaketinde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet dilemek ve geride kalanların yaralarını sarmak için gayret sarf etmektir. Ardından bir daha böyle bir felaket ile karşı karşıya gelmemek için gereken tedbirlerin alınmasını sağlamak gerekir.

Merak ettim ve sözlüğe baktım, afet ve doğal afet ne demek diye. Afet, TDK’nin Türkçe Sözlüğünde “Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım” olarak tanımlanıyor. Tabii ya da doğal afet ise “Önlenmesi insan eliyle olmayan, sel, fırtına, deprem, dolu vb. felaketlerin her biri” olarak tanımlanıyor. Sanırım bu tanımlara göre yaşanan açıkça bir afettir.

Okumaya devam et