Açık Ders Malzemeleri Kaynakları


Hayat bir öğrenme serüveni. Bazen merakımızdan ve gayretimizden bazen de kendiliğinden veya mecburiyetten yeni şeyler öğreniriz ama ölünceye kadar sürekli yeni şeyler öğrenmeye devam ederiz. Ülkemizde maalesef her isteyen her istediği üniversiteyi/bölümü okuyamıyor. Çünkü talebe göre arzımız yok. Bu yüzden üniversiteye girişler sınavla. Dileriz bir gün arz-talep dengesi oluşur ve o zaman isteyen istediği bölümde okuyabilir ama o zamana kadar ancak imkânlar dahilindeki kişi okuyabilecek. Ama üzülmemek lazım zira üniversiteye gidemesek de açık ders diye bir şey var.

Açık Ders, tüm dünyadaki öğretim elemanları, öğrenciler ve kendi kendine öğrenenler için hazırlanmış ücretsiz ve açık eğitsel kaynaklara sahip olan derslerdir. Açık Ders Malzemeleri, öğretim kaynaklarının internet üzerinden aktarımı esasına dayanmaktadır. Açık Ders Malzemeleri öğrencilerin dersle ilgili kaynaklarını zenginleştirirken öğretim üyelerine de verdikleri derslerin içeriklerini benzer dersleri verenlerle karşılaştırma, bunlardan yararlanma ve bunları geliştirme olanağı sağlamaktadır. Ayrıca kendini geliştirmek isteyen herkesin yararlanabileceği açık ders malzemeleri bu yönüyle yaşam boyu öğrenme için önemli bir kaynak oluşturmaktadır.

Okumaya devam et

Çocukların Eğitiminde Çevre Bilinci


Her birimizin hayatında çocukluk ve gençlik yıllarının ayrı bir yeri ve önemi vardır. Hayat çizgimizin, ideallerimizin, dünya görüşümüzün çoğunluğu bu dönemlerde şekillenir. Bu dönemlerde elde edinilen kazanımlar ve öğrenilenler hayatımızın ilerleyen zamanlarında edineceklerimizin temelini ve yönünü belirler. Dolayısıyla o yıllarda alınacak bir çevre eğitimi de sonrasında edineceğimiz çevre bilincinin temelini teşkil eder. Hâl böyle olunca da daha ilkokul çağındaki çocukların eğitiminde de çevreye gerekli önemin ve zamanın ayrılması gerektiği ortaya çıkmaktadır.

Bugün çevreyi bu hale getiren büyüklerin genelde küçüklüklerinde bu konuda herhangi bir eğitim ve uyarı almamış insanlar olduklarına inanıyorum. Çünkü bana küçükken yapmam tembihlenen her şeyi hâlâ yapıyor, yapmamam tembihlenen her şeyi de hâlâ yapmıyorum (istisnalar olabilir tabi). İşte bu sebepledir ki daha o yıllarda çevre konusunda eğitilmiş bir ferdin gelecekte çevreye duyarlı bir insan olacağını düşünürüm. Tabii verilecek bu eğitim, anne-baba ve öğretmen sözü dinlemenin öneminin verilmesinden sonra olmalı ki bir faydası olsun.

Okumaya devam et

Mühendis Bakışı


Mühendisi diğer insanlardan ayıran en önemli fark olaylara ve meselelere mühendisçe bakabilme kabiliyeti yani mühendis bakışına sahip olmasıdır. Mühendis bakışının nasıl olduğunu anlamak için sanırım önce mühendisin ne demek olduğuna bir bakmak gerekir. Türk Dil Kurumunun (TDK) Güncel Türkçe Sözlüğü’ne göre Mühendis; “İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse” olarak tanımlanmaktadır.

Bu tanıma göre kısaca mühendis, alanında uzmanlaşmış ve eğitim görmüş kimse oluyor. Dolayısıyla mühendisin yapıp ettiklerinde de eğitilmiş insandan beklenen tavır ve davranışların olması gerekiyor. Çünkü mühendis bu haliyle diğer insanlardan ayan beyan farklılığını ortaya koyuyor.

Okumaya devam et

Tuğla Biriktirmek ya da Duvar Örmek


Bir hocam şöyle demişti bana; “Sanırım bizler öğrencilere sadece tuğla veriyoruz. Bunlarla nasıl bir duvar örebileceklerini öğretmiyoruz.” Bu çok doğru bir tespit bence. Çünkü defalarca bunun böyle olduğuna, elinde tuğlalar ile ortada kalmışlığa şahit olmuşumdur.

Hepimiz 8 senelik ilköğretim, ardından şimdi 4 yıl olan ortaöğretimden geçtik. Üstüne bir de 4 yıllık bir yüksek öğrenim gördükten sonra yetinmeyenler en az 2 sene de yüksek lisans yaptılar. Ben bu seneleri toplayınca 18 yıl ettiğini görüyorum. Bir insan yedi yaşında okulda girdiğinde on sekiz yıllık bir eğitim-öğretim hayatının ardından en erken 25 yaşında mezun olabiliyor. Yani en verimli çağlarını okulda geçirmiş oluyor.

Gerek bu uzun yıllar boyu süren okul hayatımızda, gerekse de özel hayatımızda birçok şey öğreniyor, tecrübeler ediniyoruz. Her bir öğrendiğimiz bilgiyi tuğla olarak düşünürsek sahip olduğunuz bilgi birikimi bir tuğla birikintisi de olabilir, çok sağlam bir duvar da olabilir. Bilgiyi sadece alır ve bir gün lazım olur diye kenara koyarsak devasa büyüklükte bir tuğla yığınından başka bir şeyimiz olmaz. Ancak bu tuğlaları usulüne uygun bir şekilde üst üste koyarsak çok sağlam bir duvarımız olabilir. Tabi ki araya harç malzemesini de eklemek şartıyla.

Okumaya devam et

İmtihan ayı Haziran


Haziran ayı yaz aylarının ilki, yani tatilin müjdecisi. Aynı zamanda ilk, orta ve yükseköğretimde okuyan öğrencilerin mutlu bir tatil geçirebilmeleri için önce girmeleri gereken stresli birçok imtihanın da olduğu ay.

İlköğretim ara sınıflarda okuyanlar sınıflarını geçebilmek için okullarında dönem sonu imtihanlara girecek. Son sınıf öğrencileri bunların yanında bir de ortaöğretimde istedikleri okulda okuyabilmeleri için Ortaöğretim Kurumları Sınavı (OKS)’na girecek.

Ortaöğretimde okuyanlar da sınıflarını geçebilmek için okullarında dönem sonu imtihanlara girecek. Son sınıf öğrencileri ise bunların yanında bir de artık bundan sonraki hayatlarını şekillendirecek ve etkileyecek Üniversiteler için Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS)’na girecekler.

Yükseköğretim öğrencilerinin de diğerlerinden bir farkı yok. Onlar da bu ay dönem sonu finallerine giriyorlar. Son sınıftakiler ise bundan sonraki adım olan Yüksek Lisans için Lisansüstü Eğitim Sınavı (LES)’na geçen ay girdiler bile. Yüksek lisans öğrencileri de bu ay tez teslimlerini yapıyorlar.

Okumaya devam et