Bhopal Felaketi


Bundan tam 25 sene evvel, 3 Aralık 1984 sabahı Hindistan’ın orta kesimindeki Madhya Pradesh eyaletinin merkezi Bhopal’da tarihin en korkunç endüstriyel kazalarından biri meydana geldi. ABD şirketi Union Carbide Corporation’ın Hindistan’daki kuruluşuna ait bir böcek ilacı fabrikasından yaklaşık 45 ton metil izosiyanat gazı çevreye yayıldı. Fabrikanın çevresindeki yoğun nüfuslu mahallelerde yaşayanların çoğu hemen öldü, panik sonucunda on binlerce kişi şehirden kaçtı.

Resmi verilere göre bu olay neticesinde 2.500 kişi öldü ancak gerçekte ölenlerin sayısının bundan çok daha fazlası olduğu söyleniyor. Hindistan Hükümetinin, ABD, yatırımlarından vazgeçmesin diye ölü sayısını düşük gösterdiği de iddialar arasında. Fabrikadan yayılan zehirli gaz nedeniyle solunum sorunlarıyla karşılaşan ve gözleri zarar gören 50 bin kişinin tedavisinde yerel sağlık merkezleri yetersiz kaldı. Union Carbide firması bir “ticari sır” olduğu gerekçesiyle toksik maddenin adını bile açıklamaktan kaçındı. Bu durum, zehirlenenlere bir tanı konmasını imkânsız kılarken, hastanelerde ölümlerin artmasına yol açtı. Sonraki incelemelerde, kazanın eksik kadroyla çalışan fabrikada güvenlik ve işletme standartlarına uyulmamasından kaynaklandığı ortaya çıktı.

Okumaya devam et

Çevre Denetimi Yönetmeliğinde Değişiklik


Ülkeler çıkardıkları yasal mevzuatlar ve bu mevzuatlardaki değişiklikler ile hep daha iyiye, daha güzele ve en doğrusuna ulaşmak gayreti içerisindedirler. Yani bir gelişme söz konusudur. Ancak konu bizim ülkemiz olunca işler biraz değişiyor. Çıkarılan kanuni düzenlemeler ve mevzuatta yapılan değişikliklere bakınca ileriye gitmek yerine sanki geriye gidiyor gibiyiz. Üstelik bu sadece birkaç kanun veya yönetmelikte değil son dönemde yürürlüğe giren veya değiştirilen çoğu mevzuat için geçerli.

Mesleğimiz açısından en önemli değişiklik; Çevre ve Orman Bakanlığı’nca 21 Kasım 2008 tarih ve 27061 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevre Denetimi Yönetmeliğinde 22 Ekim 2009 tarih ve 27384 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yapılan değişiklik olsa gerek. Zira ilkiyle Çevre Mühendislerine sınav şartı aranmaksızın Çevre Görevlisi Sertifikası verilirken, ikincisiyle bu hak Çevre Mühendislerinin elinden alınmış ve onların da diğer meslek dalları gibi eğitime girip sınavdan başarılı olmak şartıyla bu belgeyi almaya hak kazanabilecekleri yazılmıştır. Yönetmelikten anlaşılmaktadır ki; dört yıllık bir lisans programının doğrudan ilgi alanına giren bir işin yapabilmesi için o programdan mezun olmak yetmemekte, diğer programlardan mezun olanlarla aynı kefeye konulmak suretiyle 100 saatlik bir eğitimi daha almak ve başarmak gerekmektedir. Utanç duyulası bir durum. Çünkü böylesine bir düzenleme yalnız Çevre Mühendisliğinde var ve bu da onlara aynı ismi taşıyan Bakanlık tarafından yapılıyor.

Okumaya devam et

Ambalaj Atıkları ve Dumansız Hava Sahası


Ayın yedisinde Eminönü’ndeki tarihi binalarında hizmet veren Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği’ndeydik. Prof. Dr. M. Talha Gönüllü, “Ambalaj Atıklarının Sürdürülebilir Geri Dönüşümü ve Tüm Taraflarla Birlikte Belediyelere Düşen Görevler” başlıklı bir seminer verdi.

Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği ülkemizdeki Belediye Birlikleri içerisinde en faal olanlarından biri. İnternet sitelerini (http://www.marmara.gov.tr) ziyaret etmenizi ve ilginizi çekeceğine inandığım düzenlendikleri eğitimlere de katılmanızı tavsiye ederim.

Temmuz ayında da olsak böyle bir etkinliğe katılımın beklentinin üzerinde olması gerçekten sevindiriciydi. Seminerin basındaki haberleri için şu adresleri ziyaretleri edebilirsiniz.

Okumaya devam et

TÜRKAY 2009 Türkiye’de Katı Atık Yönetimi Sempozyumu


Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü olarak birincisini 2007 yılında gerçekleştirdiğimiz TÜRKAY Türkiye’de Katı Atık Yönetimi Sempozyumunun ikincisini 15-17 Haziran 2009 tarihlerinde YTÜ Oditoryum ve Sergi Salonunda gerçekleştirdik. Ülkemizde katı atık yönetimi ile alakalı tüm tarafları bir araya getirmeyi amaçlayan sempozyuma bu sene de yoğun bir ilgi vardı.

Sempozyumun açılış panelinde “Türkiye’de Katı Atık Yönetimi’nin dünü, bugünü ve yarını” konusu T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Lütfi AKÇA, T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Atık Yönetimi Daire Başkanı Sn. A. Mahir ERDEM, İstanbul İl Çevre ve Orman Müdürü Doç. Dr. M. Emin BİRPINAR, İBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Doç. Dr. İbrahim DEMİR ve Fatih Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet BORAT tarafından geçmişte yaşanan çarpıcı olaylar ve izlenimler dile getirilerek aktarıldı.

Okumaya devam et