YTÜ İnşaat Fakültesi Taşındı


1989 yılında kurulan YTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü aradan geçen 19 senenin ardından Yıldız yerleşkesindeki mekân yetersizliğinden dolayı bugün artık Davutpaşa’da İnşaat Fakültesi için yapılmış olan yeni modern binasına taşındı.

Hangi iş yapılırsa yapılsın eğer iş layıkıyla yerine getirilmek isteniyorsa o işin gereklerini yerine getirmek gerekiyor. İşin layıkıyla yapılması isteniyorsa eğer; iş hangi özelikte insan-ekip gerektiriyorsa o insan-ekibe, ne kadar mekâna ihtiyaç duyuluyorsa o kadar mekâna, hangi alet, edevat ve teçhizata ihtiyaç duyuluyorsa o kadar da ekipmana sahip olunması gerekiyor. Üniversitede eğitim-öğretim ve araştırma-geliştirme çalışmalarının layıkıyla yapılabilmesi için de gerekli ekip, ekipman ve mekanın bulunması gerekiyor. Bunlardan bir veya birkaçı eksik olunca ne yazık ki bütün sistem etkileniyor. Bu sebeple Fakültemizin yeni ve modern bir binaya kavuşması Fakültemizin geleceği açısından oldukça önemlidir. Bundan sonra yeni mekânda yeni başarılara imza atmak ümidiyle yeni yerimizin hayırlı olmasını temenni ederim.

Okumaya devam et

5. Dünya Su Forumuna Doğru


Geçen hafta çarşamba günü (24/08/2008), Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği tarafından tertiplenen 5. Dünya Su Forumu konulu Marmara Sürdürülebilir Kalkınma Platformu toplantısına katıldım.

Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği, kendi deyimleriyle, yerel yönetimler ve belediyeler arasında işbirliği ve dayanışmayı geliştirerek, yerel yönetimlerin ve demokrasinin güçlenmesi için çalışmak; ülkemizde ve Birliğin üyesi olan belediyelerde, demokratik, katılımcı, saydam, hesap veren, insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir yerel yönetim anlayışının yerleşmesi ve yaygınlaşması için çaba göstermek için kurulmuş kamu tüzel kişiliğini haiz bir birlik. Birlik, bölgemizdeki belediyeler ve diğer yerel yönetimler arasında çevre ve sürdürülebilir gelişme bilincinin yaygınlaştırılmasına katkıda bulunmak, deneyim paylaşımına zemin hazırlamak ve bu alanda koordinasyonu sağlamak amacıyla periyodik olarak “Marmara Sürdürülebilir Kalkınma Platformu” toplantıları düzenlemektedir. Toplantılar dileyen herkese açık. Birlik hakkında detaylı bilgi için birliğin internet sitesini (http://www.marmara.gov.tr/) ziyaret edebilirsiniz.

Okumaya devam et

Çevreciyim, Çevrecisin, Çevreci


Son günlerde memleket gündemini meşgul eden konulardan biri de çevrecilik oldu. Eskiden değil memleket gündemine, insanların aklına bile gelmeyen bir konunun artık memleket meseleleri arasında konuşuluyor olması, bizler için ziyadesiyle memnun edici bir gelişme. Her ne kadar konunun gündeme gelme ve işlenme tarzı istediğimiz gibi hoş bir şekilde olmasa da konunun gündemde olması, konuşuluyor ve tartışılıyor olması bile bir yerlere gelindiğini göstermesi açısından pek mühim. Çünkü kanaatimce gelişme, doğruyu bulma, ilerleme ancak araştırma-geliştirme ile o da ancak konu üzerinde konuşma ve tartışmayla başlar.

Artık herkes evlerin ve fabrikaların bacalarından, arabaların egzozlarından çıkan gazların hava kirliliğine sebep olduğunu, salınan karbondioksit ile sera etkisine katkıda bulunulduğunu ve sonucunda küresel ısınma ve iklim değişikliğine sebep olunduğunu, ozon tabakasının inceldiğini, çöplerin gelişigüzel atılmaması gerektiğini, atıksuların arıtıldığını ve arıtılması gerektiğini, tüm bunların mühim birer çevre sorunu olduğunu ve ihmal edilmemesi gerektiğini biliyor.

Okumaya devam et

TÜBİTAK Doğa Eğitimleri


TÜBİTAK Doğa Eğitimlerini bilenleriniz vardır. TÜBİTAK, yani Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı isminde bir birimi bulunmaktadır. TÜBİTAK, toplumumuzda bilimsel düşünce ve merakın farklı sosyal, kültürel ve ekonomik altyapıdaki vatandaşımızda oluşmasının sağlanması amacıyla, bilim ve toplum faaliyetlerini bu birim çatısı altında sürdürmektedir. Daire Başkanlığının amaçları ise şöyle sıralanıyor; (1) Toplumumuzdaki bireylere düşünme, gözlemleme, sorgulama, araştırma, veri ve bilgiye dayalı kararlar verme yetilerini kazandırmak; (2) Bilimi anlaşılır düzeyde anlatmak ve bilimin yalnızca karmaşık denklemlerden oluşmadığını, çevremizde geçen her olayın bilimsel bir açıklamasının olduğunu vurgulamak ve (3) Toplumumuz bireylerinin bilimi anlamasını, uygulamasını, çağın teknolojisini yakalamaya çalışmasını ve ülkesinin geleceğinin bilimsel ve teknolojik gelişmelerde olduğunu görmesini sağlamaktır. Bu amaca yönelik olarak daire başkanlığının altında faaliyet gösteren üç müdürlük bulunmaktadır; Akademik Yayınlar Müdürlüğü, Popüler Bilim Yayınları Müdürlüğü ve Bilim ve Toplum Programları Müdürlüğü. Bilim ve Toplum Programları Müdürlüğü ise bilim ve toplum alanında yeni programlar geliştirmek, mevcut program ve etkinlikleri yürütmek ve koordine etmek, destek programlarını yürütmek amacıyla faaliyet göstermektedir.

Okumaya devam et

5 Haziran Dünya Çevre Günü Anısına


Bilindiği üzere 5-16 Haziran 1972 tarihinde Stockholm’de toplanan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansının anısına her sene 5 Haziran günü BM Dünya Çevre Günü olarak kutlanmaktadır. Her yıl 5 Haziran olduğunda ilgili, ilgisiz herkes gerek kamuoyunun dikkatini bu yöne çekmek, gerek kendi seslerini duyurmak, gerekse de başka amaçlar için bildiriler yayımlar, çeşitli faaliyetler tertipler ve icra ederler. Bildirileri okuyup bu tür faaliyetleri takip ettiğinizde hepsinin bir ortak noktada buluştuğunu görürsünüz. Dünyamız yaşlanmıştır, insanoğlu kendi kuyusunu kendisi kazmaktadır ve ne yazık ki kendi eliyle yapıp ettiklerinin cezasını çekmektedir. Üstelik her geçen gün daha da şiddetlenerek bu cezayı çekmeye devam edecektir.

O an dünyanın sonunun geldiğini ve yaptığınız her şeyin aslında fuzuli olduğunu düşünürsünüz. Dünyanın bu hâle gelmesinde sizin de payınız vardır ve atalarımızdan miras olarak değil, çocuklarımıza birer emanet olarak devraldığımız dünyaya neler yaptığınızı değerlendirirsiniz. Çok karamsar olanlarımız artık bundan sonrası için çok geç olduğunu ve hiç bir şey yapılamayacağını bile düşünebilir. Ama umut olmalı insanda değil mi? Umutsuz yaşanır mı hiç?

Okumaya devam et

Dumansız Hava Sahası Hareketini Destekliyorum


19 Mayıs 2008 yeni bir bayramımızın başlangıcı oldu; Dumansız Hava Sahasına Geçiş Bayramı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ile ülkemizde artık tütün ve tütün mamullerinin kullanımı sınırlandırılmış oldu. Sigarasız bir Türkiye’ye merhaba dedik.

7 Kasım 1996 tarihinde 4207 sayılı “Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun” kabul edilmiş idi. 3 Ocak 2008 tarihinde ise 5727 sayılı “Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” kabul edildi. Kanunun uygulanmasına yönelik olarak 16 Mayıs 2008 tarihinde 2008/6 numaralı Başbakanlık Genelgesi yayınlandı.

Okumaya devam et

Araştırma Görevlisi; Araştır da Gör


Bilindiği üzere yükseköğretim kurumlarında öğretim yardımcıları kapsamında ismi eskiden Asistan olan şimdi ise Araştırma Görevlisi olarak tanımlanan bir kadro bulunmaktadır. Bu kadroların tanımı ve görevleri 2547 sayılı “Yükseköğretim Kanunu”(1) ve takip eden değişiklik kanunları, atanma esasları ise “Bazı Akademik Kadrolara Öğretim Elemanı Dışındaki Kadrolardan Naklen Yapılacak Atamalarda ya da Açıktan Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik(2) ve takip eden değişiklik yönetmelikleriyle tanımlanmıştır. Kanun uyarınca araştırma görevlileri 33/a, 35 ve 50/d maddeleri uyarınca görevlendirilirler. 2547 sayılı kanunun bu maddeleri aşağıdaki gibidir.

İnsanlık için de çalışmak


Bugün, sabah kalkıp okulumuza/işimize gidebiliyorsak, gün boyu rahatça istediğimiz yere gidip gezebiliyorsak, sokaklarda rahatça dolaşabiliyorsak, sabaha kadar huzur içinde uyuyabiliyorsak, düşüncelerimizi rahatça söyleyebiliyorsak, her şeyden de öte özgürsek, bir devletimiz ve vatanımız varsa bu vatanı canları pahasına savunan, bu uğurda canını feda eden ve bize bırakan atalarımıza karşı çok şey borçluyuz demektir.

Tarih; vatanı, milleti, devleti, bayrağı ve mukaddes değerleri için mücadele etmiş kahramanlar ve kahramanlıkları ile doludur. Mücadele şekli değişse de mücadele hiç bitmemiş, yeri gelmiş kalem ile, yeri gelmiş fikir ve siyaset ile, yeri gelmiş ilmî çalışmalar ile, yeri gelmiş can ile bu mücadelenin içinde yer alınmış ve aktif bir şekilde mücadele devam etmiştir.

Okumaya devam et

İstanbul’da kar var


Ha yağdı, ha yağacak derken nihayet İstanbul’a beklenen kar yağdı. Hem de iki gündür (16-17 Şubat 2008) aralıklarla yağmaya devam ediyor. Karın yağması güzel de İstanbul için kar çoğunlukla çile anlamına geliyor. Oturduğum yer İstanbul’un en yüksek yerlerinden biri olduğundan mıdır bilinmez dışarıda on santimetre kadar kar var. Bu güzel karın zevkine varabilmek, ayakkabıların karda çıkardıkları o sesi duyabilmek için çıkıp bir gezeyim dedim ben de. Çıkmasına çıktım, duymasına duydum ama evden fazla uzaklaşamadım doğrusu. Öyle bir soğuk vardı ki mazoşist olmadığım için zevk için kendime işkence edemedim ve geri dönmek zorunda kaldım. Evde oturup karı seyretmeyi tercih ettim mecburen.

Bir şeyin kıymeti en iyi yokluğunda anlaşılır. Hiç aç kalmamış biri açlık nedir bilmeyeceği gibi hiç parasız-pulsuz kalmamış birinin de yokluk nedir bilmesi beklenmez. Hiç susuz kalmamış insan suyun kıymetini nasıl bilsin? Ya da hiç savaş görmemiş bir insan barışın kıymetini nasıl bilsin? Siz bu örnekleri dilediğiniz gibi çoğaltabilirsiniz. İşte bu sebepledir ki bizler de suyun kıymetini yeni yeni anlıyoruz aslında.

Okumaya devam et

YTÜ Çevre Mühendisliği Bölümünün Başarıları


Üniversiteler sadece yüksek öğretimin yapıldığı yerler değil, bunun yanında araştırma-geliştirme faaliyetleri olarak projelerin ve sektör için çeşitli işlerin yürütüldüğü, tüm bunların sonucunda bilimsel yayın organlarında yayınlanarak tüm dünya bilimine katkı sağlayan bilimsel yayınların üretildiği yerlerdir de aynı zamanda. Bu açıdan bakıldığında üniversitelerde pek tatil olmaz. Tatil ancak öğretime verilen ara anlamındadır. Bunun haricinde projelerde, yayınlarda ve diğer işlerde bir tatil veya ara verme söz konusu değildir.

Bu bakımdan bir üniversitenin kalitesi sadece bir etkenle ölçülmez. Birden fazla etkenin varlığında çıkan sonuçtur aslında kalite ve başarı. Öğretim başarısı açısından verilen dersler, içerikleri, öğretim kadrosu ve tüm bunların ötesinde öğrenciler tarafından tercih edilirlik önemlidir. Akademik olarak bilimsel açıdan öğretim elemanlarının yayınları, yayın sayıları ve atıfları, yapmış oldukları projeler ve almış oldukları ödüller önemlidir kalite ve başarı kıyaslamasında. İdari açıdan ise sanırım yönetim sistemlerinin varlığı bir artı getirecektir. Tüm bunlar maalesef eninde sonunda gelip fiziki imkânların varlığı ve insan kaynağının kalitesine dayanıyor. İmkânınız ve insan kaynağınız varsa, yeterliyse, iyiyse çıkacak olan sonuçlar da o denli iyi ve kaliteli oluyor.

Okumaya devam et