Bir yanda Dünya Sağlık Günü diğer yanda ölümler


529idamBugün (7 Nisan), Dünya Sağlık Günü (eng: World Health Day) idi. İnsan sağlığının korunması ve geliştirilmesi çağrıları yapıldı. Yani insanı hayatta tutmanın, yaşatmanın önemi vurgulandı.

Ama diğer yandan da aynı gün dünyanın farklı coğrafyalarında binlerce insan açlık, susuzluk, kıtlık, yetersiz beslenme, hastalık vb sebeplerden ölüyor, üstüne üstlük binlercesi de terör ve savaş sonucu öldürülüyorlar.

Bugün; Suriye’de, Filistin’de, Orta Afrika’da, Arakan’da ve daha birçok yerde insanlar yerlerinden yurtlarından ediliyor, işkenceye maruz bırakılıp öldürülüyorlar.

Bizler, ellerinden bir şey gelemeyenler, tüm bu yaşananlar ile her gün biraz daha üzülüyor, engel olamamanın utancı ile de her gün biraz daha suskunlaşıyoruz. Ama bizim de elimizde bir silahımız var; dua. Duanın sadece sözlerle değil, fiillerle de yapıldığını hepimiz biliyoruz. Bu sebeple hem sözel dualarımızı yapabilir, hem de kötülüğe fiilen mani olamıyorsak bile onu duyurup engel olabileceklere de ulaşmasını sağlayabiliriz.

Mesela Mısır’da darbe yönetiminin darbe karşıtı 529 kişiye 20 dakikalık bir duruşma sonucu idam cezası vermesine tepkimizi ortaya koymalıyız. Bu karara karşı çıkıyor, idamların infazının durdurulmasını talep ediyoruz.

Bu konuyla alakalı olarak http://529kardesinasiliyor.com/ adında bir site ve beraberinde imza kampanyası açılmıştır. Siz de bu sitedeki veya aşağıdaki kampanyalara imzanız ile katılabilir, yayılmasını sağlayabilirsiniz.

Twitter’da da @529idam adında bir hesap açılmış ve konu ile alakalı paylaşımlar yapılmaktadır. Ayrıca konu ile gelişmeler aşağıdaki tabelalar ile paylaşılmaktadır.

  • #529KardeşinAsılıyor
  • #KardeşlerimİçinAdımAt
  • #İdamaDurDe
  • #529KardeşineSahipÇIK
  • #TürkiyedenMısıraDUA
  • #StopExecutionsinEgypt
  • #WorldSilentForExecutionInEgypt
  • #Save529EgyptianLives
  • #EGYPT529

Hürmet, muhabbet, selam ve dualarımla,

Kâmil VARINCA

Kamu Spotları


Bilirsiniz televizyonlarda bazen kamu spotu adı altında kısa süreli bilgilendirici filmler oluyor. Bazılarını çok beğeniyorum. Ne zamandır da bu videoları internetten nasıl bulacağımı merak ediyordum. Çünkü bu kamu spotlarının yayımlandığı resmi bir yer yok. Hazırlayanların internet sitelerine girip baktığınızda ise maalesef sanki yayılmasını istemiyorlarmış gibi tüm kamu spotlarını bulamıyorsunuz. Ancak bu kamu spotlarının bazıları bence her zaman kullanılabilecek nitelikte ve geçerlilikte. Bu sebeple de bunların her daim yayınlandığı ve bulunabileceği bir yer olmalı diye düşünüyorum  Şimdiye kadar eli yüzü düzgün böyle bir yer bulamadığım için hayrına biri çıkıp bir internet sitesinde bunları bir araya getirip yayınlasa ne güzel olur diye düşünüp dururdum. Bu konuyu şöyle bir araştırırken öğrendim ki bu kamu spotları öyle gelişigüzel hazırlanıp yayımlanamıyormuş zaten. RTÜK’ün onayından geçmesi gerekiyormuş. Bu konu ile ilgili olarak RTÜK’üm Kamu Spotları başlığı ile bir de sayfası bulunuyormuş ve bu sayfa altında meğer güncel kamu spotlarının videoları da bulunmaktaymış.

Okumaya devam et

Açık Ders Malzemeleri Kaynakları


Hayat bir öğrenme serüveni. Bazen merakımızdan ve gayretimizden bazen de kendiliğinden veya mecburiyetten yeni şeyler öğreniriz ama ölünceye kadar sürekli yeni şeyler öğrenmeye devam ederiz. Ülkemizde maalesef her isteyen her istediği üniversiteyi/bölümü okuyamıyor. Çünkü talebe göre arzımız yok. Bu yüzden üniversiteye girişler sınavla. Dileriz bir gün arz-talep dengesi oluşur ve o zaman isteyen istediği bölümde okuyabilir ama o zamana kadar ancak imkânlar dahilindeki kişi okuyabilecek. Ama üzülmemek lazım zira üniversiteye gidemesek de açık ders diye bir şey var.

Açık Ders, tüm dünyadaki öğretim elemanları, öğrenciler ve kendi kendine öğrenenler için hazırlanmış ücretsiz ve açık eğitsel kaynaklara sahip olan derslerdir. Açık Ders Malzemeleri, öğretim kaynaklarının internet üzerinden aktarımı esasına dayanmaktadır. Açık Ders Malzemeleri öğrencilerin dersle ilgili kaynaklarını zenginleştirirken öğretim üyelerine de verdikleri derslerin içeriklerini benzer dersleri verenlerle karşılaştırma, bunlardan yararlanma ve bunları geliştirme olanağı sağlamaktadır. Ayrıca kendini geliştirmek isteyen herkesin yararlanabileceği açık ders malzemeleri bu yönüyle yaşam boyu öğrenme için önemli bir kaynak oluşturmaktadır.

Okumaya devam et

Kamu Personelinin Maaşlarının Hesabına Esas Tutulan Katsayılar ve Ödemeler


Memurlar arasında en çok merak edilen ve bir o kadar da bilinmeyen konular arasında maaş hesabına esas tutulan katsayılar ve ödemelerin nasıl hesaplandığı konusudur. Kamu Görevlilerinin maaşlarına esas tutulan katsayı ve ödemeler artık toplu sözleşmeler ile belirlenmektedir. Güncel durum aşağıdaki gibidir.

Katsayı ve Ödemeler

Geçerlik Başlangıcı

01/01/2014

01/07/2014

01/01/2015

Maaş Katsayısı

0,076998

0,076998

 0,079095
Taban Aylık Katsayısı

1,205274

1,205274

 1,238580
Yan Ödeme Katsayısı

0,024416

0,024416

 0,025081
En Yüksek Devlet Memuru Aylık Göstergesi

8.000

8.000

 8.000
Ek Göstergesi

1.500

1.500

 1.500
Aylığı (Ek gösterge dâhil) [(Aylık Gösterge + Ek Gösterge) x Maaş Katsayısı]

731,48

731,48 751,40
Aile Yardımı Ödeneğine Esas Gösterge Rakamları (1) Eş için

2.134

2.134

 2.134
6 yaşından küçük çocuk için

500

500

 500
6 yaş ve üzeri çocuk için

250

250

 250
Aile Yardımı Ödeneği Tutarı (Eş ve Çocuk Yardımlarının Toplamı) (6 yaşından küçük 1 çocuk için) 202,81

202,81 208,34
Doğum Yardımı Ödeneğine Esas Gösterge Rakamı (2) 2.500

2.500 2.500
Doğum Yardımı Ödeneği Tutarı (Gösterge Rakamı x Maaş Katsayısı) 192,50

192,50 197,74
Ölüm Yardımı (3) Eş ve Çocuğun Ölümü Halinde [En Yüksek Devlet Memuru Aylığı (Ek gösterge dâhil) x Maaş Katsayısı] 731,48

731,48 751,40
Memurun Ölümü Halinde [En Yüksek Devlet Memuru Aylığı (Ek gösterge dâhil) x Maaş Katsayısı x 2] 1.462,96

1.462,96 1.502,81

(1) Devlet Memurları Kanununun 202. maddesi (Aile yardımı ödeneği)
(2) Devlet Memurları Kanununun 207. maddesi (Doğum yardımı ödeneği)
(3) Devlet Memurları Kanununun 208. maddesi (Ölüm yardımı ödeneği)

İlgili Belgeler

  1. Kanun, “Devlet Memurları Kanunu“, Kanun no: 657, Resmî Gazete tarih-sayı: 23/07/1965-12056.
  2. Bakanlar Kurulu Kararı, “Kamu Personelinin Maaşlarının Hesabına Esas Tutulan Katsayıların Yeniden Tespiti ve İlgili Mevzuatı Uyarınca İstihdam Edilen Sözleşmeli Personelin Ücretlerinin Artırılması, Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlar ile Bazı Kararlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar“, Karar sayısı: 2011/1241, Resmî Gazete tarih-sayı: 05/01/2011-27806.
  3. Bakanlar Kurulu Kararı, “Kamu Personelinin Maaşlarının Hesabına Esas Tutulan Katsayıların Tespiti ve İlgili Mevzuatı Uyarınca İstihdam Edilen Sözleşmeli Personelin Ücretlerinin Artırılması ile Bazı Kararlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar“, Karar sayısı: 2011/2022, Resmî Gazete tarih-sayı: 05/07/2011-27985 (2. mükerrer).
  4. Bakanlar Kurulu Kararı, “Kamu Personelinin Maaşlarının Hesabına Esas Tutulan Katsayıların Yeniden Tespiti ve İlgili Mevzuatı Uyarınca İstihdam Edilen Sözleşmeli Personelin Ücretlerinin Artırılması, Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlar ile Bazı Kararlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar“, Karar sayısı: 2012/2663, Resmî Gazete tarih-sayı: 10/01/2012-28169.
  5. Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme, Resmî Gazete tarih-sayı: 14/08/2013-28735.

Yeni anayasa çalışmalarına siz de katkı verin


Bilindiği üzere ülkemizde yeni anayasa çalışmaları gündemin diğer gelişmelerinin yanında usulca sürüyor. Uzlaşma Komisyonu görüş toplamaya devam ediyor. Ancak görünen o ki her konuda olduğu gibi bu önemli konuda da millet olarak gereken önemi vermiyor ve harekete geçmiyoruz. Her zaman ki gibi şikâyet ediyor, söyleniyor ama gerçek manada bir şeyler yapmıyoruz. Mesela yeni anayasa çalışmalarını bilgilendirici bir site var: http://yenianayasa.tbmm.gov.tr/ Sitenin ziyaretçi sayısına baktığınızda şaşırıyorsunuz. Çünkü 72 milyonluk bir ülkenin herkes tarafından değiştirilmesi istenen anayasası üzerine bir site açılıyor ve sadece 8 bin küsur kişi tarafından ziyaret ediliyor. Görüş gönderenlere bakıyorsunuz, çok az. Hele asıl içler acısı bir durum var ki o da üniversitelerin olaya yaklaşımı. Şu ana kadar tek bir üniversite görüş bildirmiş, o da vakıf üniversitesi. Nerede diğer üniversiteler? Nerede bu anayasadan şikâyet edenler? Şimdi değiştirilmeye çalışılıyor, yok mu kimsenin söyleyecek bir sözü ve fikri?

Benim söyleyecek sözüm vardı ve söyledim. 31 Aralık tarihine kadar siz de şahıs olarak görüşlerinizi bildirebilirsiniz. Lütfen sadece şikâyet etmeyin. 5-10 dakikanızı ayırın ve yeni anayasadan beklentilerinizi, nasıl bir ülkede yaşamak istediğinizi kaleme alın ve gönderin. Zamanınız varsa biraz kafa yorun, düşünün ve öylece yazın. Hakkınızı kullanın. Sonra yeni çıkacak olan anayasadan da şikâyetçi olmayalım. Zira biz yazmazsak bizim adımıza başkaları yazacak zaten anayasayı. Kendinizi kendiniz ifade edin, bu hakkınızı başkalarına bırakmayın. Önümüze gelen bu fırsatı iyi değerlendirelim.

Hürmet ve muhabbetlerimle efendim,

Kâmil VARINCA

Kurban ve Bayramını Anlamak – Kurban Bayramı Tebriği (1432)


Kurban Bayramı, İslam âleminin İslami/Hicri takvime göre Zilhicce ayının 10 ilâ 13. günleri arasında 4 gün olarak kutladığı en önemli dinî bayramıdır. Dinî bayramlar İslami/Hicri takvime göre oldukları için Gregoryen/Miladi takvim kullanan Türkiye gibi beldelerde bu mübarek günler her sene farklı zamanlara tekabül ederler. Bu seneki Kurban Bayramı da 6-9 Kasım 2011 tarihlerine tekabül etmiştir.

Bayram kelimesinin aslı olduğu ileri sürülen farsça “bazrâm” veya “bezrem” kelimesi, sevinç ve eğlence günü manasına gelir ki Arapça’sı “ıyd”, çoğulu “a’yâddır”. Bu sebeple Türkçe’de de bayram tebriğine “ta’yîd”, bayramlaşmaya da “muayede” denilir. Kurban Bayramına aynı zamanda “Iydü’l-edhâ/Yevm-i Edhâ” ve “Iydü’n-nahr/Yevm-i Nahr” da denilmektedir. Nahr, deveyi kurban etmek demektir. Edhâ ise kurbanlık hayvanın ismidir. Yani kurbanlık hayvanı kesme bayramı manasına gelir. Kurban ise kelime olarak k-r-b kökünden mastar olarak “yaklaşmak”, isim olarak ise “hizmetiyle sultana yakınlaşmış kişi” manasına gelir. Istılâhî (terimsel) olarak “Allah’a manen yakınlaştıran şey”; dinî olarak da “vasıfları tanımlanmış belirli kişilerin, yine vasıfları tanımlanmış belirli havyanları, belirli bir vakitte Allah rızası için ibadet niyetiyle kesmesi” manasındadır.

Okumaya devam et

Prof. Dr. Ferruh ERTÜRK’ün hatırasının yaşatılması için bir teklif


Bilindiği üzere Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı hocamız Prof. Dr. Ferruh ERTÜRK, 24 Ağustos 2011 tarihinde vefat etmişti. Eski mezunlarımızdan, şimdi ABD’de yaşayan Feryal GÜLER o tarihte bir teklifte bulunmuştu; hocamızın ismi okulda bir yere verilsin diye. Ben de bu teklifi 7/24 Yıldızlı Hat vasıtasıyla Rektörlük’e ilettim. Ancak o tarihten bu yana herhangi bir cevap alamadım.

Hocamızın isminin ve hatırasının yaşatılması ve yıllarca emek verdiği üniversitesinin ve öğrencilerinin vefa borçlarını bir nebze de olsa ödeyebilmek için Hocamızın isminin Üniversite içerisinde bir mekâna verilmesinin oldukça güzel bir fikir olduğunu düşünüyor ve destekliyorum. Feryal Hanıma da fikir için çok teşekkür ediyorum.

Ben şahsen mekân olarak Davutpaşa’da yeni yapılmakta olan Kongre Merkezine Hocamızın isminin verilmesini teklif ediyorum.

Siz de bu fikri güzel bulduysanız ve desteklemek isterseniz YTÜ 7/24 Yıldızlı Hat‘a konuyu anlatan bir mesaj yazıp talepte bulunun. Neticeyi ise hep birlikte görelim. Sizlere verilen cevapları lütfen bizimle de paylaşın.

Kâmil VARINCA

Okumaya devam et

Bir güzel insanı uğurladık – Prof. Dr. Ferruh ERTÜRK anısına


Dün, son vazifemizi yaptık ve bir güzel insanı son yolculuğuna uğurladık. Dün; hocam, doktora tez izleme jürim, Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ferruh ERTÜRK hocamızı kalabalık bir seven topluluğu ile birlikte dualarla ebedî istirahatgâhı olan Karacaahmet Mezarlığına defnettik.

Bir mübarek zaman diliminde, bir Ramazan ayının kutlu gününde ayrıldı aramızdan (24 Ramazan 1432-24 Ağustos 2011). Ne olduğunu anlayamadan, aniden…

İlk defa 2002 senesinde yüksek lisans mülakatında tanımıştım kendisini. İlk göze çarpan sakalıydı. Üniversitede sakallı bir hoca görmek pek de alışık olmadığımız bir durumdur. Sonrasında dersini alarak daha yakından tanıma fırsatı bulmuştum. Asıl teşrikimesaimiz ise 2004 senesinde Bölüme araştırma görevlisi olarak alınmam ile başlamıştı. O ilk günü hiç unutmam. O gün araştırma görevlisi alım neticelerini Fen Bilimleri Enstitüsü panolarında öğrenmiş, şimdi ne yapacağım sorularıma karşı Bölüme yönlendirilmiştim. Bölüme gelip Ferruh Hocaya durumu izâh edip araştırma görevlisi olduğumu söylemiştim. O da gözlüğünü çıkarıp “hımm, hayırlı olsun” deyip beni yan tarafta Bölüm Başkan Yardımcılarına ayrılmış ancak kullanılmayan odaya götürmüş ve burası senin olsun deyip boş masadan birine oturtup gitmişti. Biraz sonra da gelerek “Sana ilk işini vereyim” deyip EPA’nın emisyon faktörlerini bulup raporlamamı istemişti. Araştırma görevliliğim ve hoca ile olan teşrikimesaimiz de böylece başlamış olmuştu.

Okumaya devam et

Amerikan Kongre Kütüphanesi (Library of Congress, LOC)


Bugün internetteyken yolum bir şekilde Amerikan Kongre Kütüphanesine (http://www.loc.gov/) düştü. Oldukça geniş kapsamlı bir kütüphane. Neredeyse her konuda az veya çok birşeyler var. Yolunuz Kongreye düşerse kitapları nerede bulacağınız da yazıldığı için merak ettiğiniz kitabı alıp okuyabilirsiniz.

Arşivde öyle kitaplar, öyle kitaplar var ki şaşar kalırsınız. Ben bazı anahtar kelimeler ile aratma yaptım da şaştım kaldım bile. Ne kitaplar, ne yazarlar ve ne konular var. Kimler neler yazmış, ne kitaplar varmış. Ve en ilginci ise bu kitapların Kongre Kütüphanesinde bulunuyor olması. İlginç bulduğum kitapların listesini çıkarayım dedim ama sayı oldukça arttığı için vazgeçtim.

Okumaya devam et

Memurun Ailevi Hakları


Geçen hafta bir oğlum oldu. Onun gelişi hakikaten tarifi imkânsız bir sevinç getirdi bize. Baba olmak çok güzel bir hismiş ve herkese tavsiye ederim. Öyle ki neden daha önce baba olmadım ki diye düşünmeden edemedim.

Oğlumun dünyaya gelişi ile ücretli çalışan biri olduğum için yasal olarak yapmam gereken işler vardı. Aslına bakarsanız hiçbirini bilmiyordum ama başa gelince bir şekilde öğreniliyor. Eğer araştırmamışsanız veya biri size anlatmamışsa haklarınızı kullanamıyor, maddi-manevi kayıplara uğruyorsunuz. Ben de başa gelmeden haklar bilinsin ve ona göre davranılsın diye bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı hissettim. Zira idare bildirim görevini çalışana vermiş. Siz bildirecek, siz isteyeceksiniz. Yoksa idare durduk yere haklarınızı size vermiyor. Zaten bence değişmesi gereken en önemli şey bu zihniyet. Haklar güvence altına alınmalı ve ne şart altında olursa olsun hak, sahibine verilmeli. Bunu idarenin takip etmesi gerekir. Yoksa ben de bütün mevzuatı okuyup öğrenmek zorunda kalacak, haklarımı daima kendim talep ve takip edeceksem masanın diğer tarafındakilerden ne farkım kalır ki? Onlar ne iş yapacaklar?

Okumaya devam et