Öğretmenler Günü (24 Kasım) Kutlaması (2013)


İnsan en kıymetli varlık. İlim en kıymetli hazine. İkisinin biraraya gelmesi ise en büyük saadet. İnsan ilimle kıymet kazanır, o nisbette şuurlanır, faydalanır ve faydalı hâle gelir. O sebepledir ki ilim öğreten de öğrenen de kıymetlidir bizim için, kutsaldır. Onun için “İlim Çin’de de olsa gidip alınız” (Hadis-i Şerif) emri mucibince “bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” (Hz. Ali).

İnsan bildikçe idrak eder, bildikçe araştırır, sorar. Onun içindir ki “Bilmez ki sorsun, bilse sorardı. Sormaz ki bilsin, sorsa bilirdi” denmiş. Kendimizi, çevremizi, âlemi, yaşadıklarımızı, olup bitenleri, hayatımızı ve yaradanımızı ancak ilim sayesinde idrak edebiliriz. Bildikçe şuurlanırız. Ancak bilmek yetmez, bildiğiyle amel etmesi gerekir insanın. Yani bildiği başka, yaptığı başka olmamalıdır. Ancak o zaman ilim hakiki manasıyla idrak edilmiş olur. Yoksa kitap taşıyan bir hamaldan başka bir şey olunmaz.

Talim (öğretim) ve terbiye (eğitim) işi her zaman bir müderrise (ders veren) ve bir mürebbi/mürebbiye’ye (terbiye eden) ihtiyaç duyar. O yüzden Millî Eğitim Bakanlığında bir Talim ve Terbiye Kurulu vardır. O yüzden hep “eğitim-öğretim” yılı deriz. Deriz demesine ama bugün millî eğitimde ne yazık ki talim (öğretim) yapılmakta ancak terbiye (eğitim) yapılamamaktadır. Öğretmenlerimiz isimlerindeki gibi sadece öğretme işini yapmakta, eğitim ile ilgilenememektedirler. Ancak bilmek gerekir ki gerçekten de “Muallimler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip (orantılı) bulunacaktır. ” (K. Atatürk).

Bugün (24 Kasım 2013), Öğretmenler Günü. Bu nesillerin ve gelecek nesillerin mimarı olan öğretmenlerimizin günü. 

Madem ki onlar nesillerin mimarı o hâlde onlara da ona göre davranmamız gerekir. Bu işi düzenli maaş getiren alelade bir meslek gibi görmek olmayacağı gibi öğretmenlerimizi sürekli tatil yapan, yan gelip yatan bir meslek sahibi olarak da görmek olmaz. Ülkemizin geleceği; öğretmenlerimize verdiğimiz kıymet ve imkân, onların da bunun gereğini layıkıyla yapmalarına bağlıdır. Ancak o zaman geleceğe umut ve ümit ile bakmaya devam edebiliriz.

Yeni nesiller öğretmenlerin eseri olacağına göre bu kutsal görevde öğretmenlere çok büyük mesuliyetler düşmektedir. Öyle ki öğretmenlerimiz; kitap yüklü hamallar değil ülkemizin ve insanlığın ihtiyaç duyduğu hakiki manada vasıflı, eğitimli, kültürlü, görgülü, ilmiyle amil yeni nesiller yetiştirmek zorundadırlar, bununla mükelleftirler.

Bu vesileyle; mesuliyeti ve mükellefliğinin, yani aslında insanı değil, milleti ve dünyayı yeniden şekillendirdiğinin şuurunda olan ve buna göre davranan tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyor, ellerinden öpüyorum.

Hürmet, muhabbet, selam ve dua ile,

Kâmil VARINCA

Aşure Günü (10 Muharrem) Tebriği (1435)


Aşure günü, hem İslami/Hicri takvim aylarının hem de dört haram ayın ilki olan Muharrem ayının 10. günüdür. Hem hayır ve bereketi ile kendisinden söz edilen hem de tarihsel olarak içerisinde vuku bulan olaylardan dolayı önemli bir gündür.

İslam’da zamana bağlı ibadetlerin yanı sıra mübarek gün ve geceler İslami/Hicri takvime göre oldukları için Gregoryen/Miladi takvim kullanan Türkiye gibi beldelerde bu zaman dilimleri her sene farklı zamanlara tekabül ederler. Bu seneki Aşure günü de, Gregoryen/Miladi takvime göre 13 Kasım 2013 gününe denk gelmektedir. Yani yarın akşam (12/11/2013-Salı), akşam ezanı ile birlikte bu mübarek zaman dilimine girmiş olacağız.

Bu vesile ile tüm Müslüman kardeşlerimin Aşure gününü tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. O günde vuku bulan hem üzücü hem sevindirici tüm yaşanmışları unutmadan ailemize, akrabalarımıza, komşularımıza ve diğer tüm insanlara ikramda ve ihsanda bulunmayı lütfen ihmal etmeyelim efendim.

Hürmet, muhabbet, selam ve dua ile,

Kâmil VARINCA

Faaliyet İlanı – Uluslararası ÇED Kongresi 2013


T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Türkiye Çevre Koruma Vakfı tarafından ortaklaşa olarak tertiplenen “Uluslararası Çevresel Etki Değerlendirmesi Kongresi 2013“, 8-10 Kasım 2013 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezinde (Harbiye, Şişli, İstanbul) gerçekleştirilecek olup Kongre hakkında ayrıntılı bilgiye resmî internet sitesinden (http://www.ced2013istanbul.org/) ulaşabilirsiniz.

Ben de Adıyaman Üniversitesini temsilen Kongrede bulunacağım nasipse. Konu ile alakalı tüm tarafları da katkı sunmak ve fikir teatisinde bulunmak üzere Kongreye bekliyorum.

Hürmetlerimle,

Kâmil VARINCA

Hicri Yılbaşı (1 Muharrem) Tebriği (1435)


Yarın akşam (03/11/2013), akşam ezanı okunduğunda, yani güneşin batışı ile birlikte yeni bir yıla gireceğiz desem şaşırır mısınız acaba? Belki takvime bakma ihtiyacı hissettiniz belki de yanlışlık yaptığımı düşündünüz ama hatırlatmak isterim ki dünyada sadece Hz. İsa’nın doğum tarihini başlangıç olarak kabul eden Gregoryen/Miladi takvim yok. Mesela bir de Hz. Muhammed’in (sav) Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç yılı olarak kabul eden, Müslümanların kullanmakta olduğu bir takvim daha var; İslami/Hicri takvim. Bugün ülkemizde Miladi/Gregoryen takvim kullandığımız için İslami/Hicri takvimin varlığını unutmuş veya hiç bilmiyor olabiliriz. Ancak ne var ki İslam’da zamana bağlı ibadetlerin yanı sıra mübarek gün ve geceler de hep bu hicri takvime göre verilmiştir. Dolayısıyla bir Müslümanın bilip takip etmesi gereken bir takvim daha ortaya çıkıyor ki o da işte bu İslami/Hicri takvimdir.

Vakitleri İslami/Hicri takvime göre belirtilmiş olan yılbaşı ve mübarek gün ve geceler Gregoryen/Miladi takvim kullanan Türkiye gibi beldelerde her sene farklı zamanlara tekabül ederler. Bu seneki Hicri yılbaşı da 3 Kasım 2013 akşamına tekabül etmektedir. Yani yarın akşam ezanı ile 1 Muharrem gününe, bununla birlikte de yeni bir yıla, 1435 yılına girmiş olacağız. 10 gün sonra da yani 10 Muharrem günü de Aşure Günü olacak.

Okumaya devam et