Türkçe Yanlışları ve Doğruları


Günümüzde artık gündelik konuşma Türkçesi öylesine yozlaştırıldı ki artık insanlar aralarında konuşurken “ok”, “yes” gibi kelimeleri Türkçe sanmaya/saymaya başladılar. Elimizdeki değerlerin en önemlilerinden biri olan dilimiz Türkçe’nin nasıl çürüdüğünü hepimiz görüyoruz. Görüyoruz ama bunun için bir şey yapıyor muyuz? Hayır.

 

Öyle bir hâle geldik ki insanımız artık yabancı dille konuşmayı neredeyse övünç sayıyor. İnsanlar kurdukları cümlelerde bazen tamamen İngilizce kelimelerle bazen de Türkçe kelimeler arasına İngilizce serpiştirerek konuşmayı tercih ediyorlar. Bu durumdan da hiç rahatsız olmamaları nasıl bir durumda olduğumuzu gözler önüne seriyor.

Bizler bilinçli birer fert olarak dilimize sahip çıkalım ve doğru kullanalım. Aşağıda yanlış-doğru şeklinde sıralanmış bir liste var. Aklıma geldikçe bu listeye yeni kelimeler ekleyeceğim.

  • Yanlış / Doğru
  1. abone / sürdürümcü
  2. absürt / saçma
  3. adapte olmak – uyarlanmak, uyum sağlamak
  4. agresif – saldırgan
  5. aksiyon – edim
  6. ambiyans – hava, ortam
  7. analiz – çözümleme
  8. anons etmek – duyurmak
  9. antipatik – sevimsiz, itici
  10. aranjör – düzenleyici
  11. asparagas – şişirme haber
  12. astronot – uzay adamı
  13. avans – öndelik
  14. bariyer – engel
  15. baz almak – taban, temel
  16. bodyguard (badigart)– yakın koruma
  17. bye bye (bay bay) – hoşça kal, görüşmek izere
  18. catering – ağırlama, yemek hizmeti
  19. center – merkez, özek
  20. check (çek) etmek – denetlemek
  21. clickleme (klikleme) – tıklama
  22. cv (sivi) – özgeçmiş
  23. data – veri
  24. dejenere – yoz
  25. deklare etmek – bildirmek
  26. depar – çıkış
  27. departman – bölüm
  28. depresyon – duygusal çöküntü
  29. distribütor – dağıtıcı
  30. dizayn – tasarım
  31. doküman – belge
  32. double team – çifte kıskaç
  33. download etmek – indirmek
  34. directory – dizin
  35. driver – sürücü
  36. dublaj – seslendirme
  37. edit – düzenle, yayımla
  38. editör – düzenleyici, yayımcı
  39. efor – çaba
  40. ekipman – donanım
  41. ekstra – ek olarak
  42. elimine etmek – elemek
  43. e-maıl e-posta – ileti, ağ üstü ileti, ağ ileti
  44. empoze etmek – dayatmak
  45. enformasyon – bilgilendirme
  46. dezenformasyon – bilgi çarpıtma
  47. entegre – tümleşik
  48. entegre olmak – bütünleşmek
  49. entegre tesıs – kurulu alan
  50. totaliter – bütüncül
  51. epikriz – çıkış özeti
  52. euro – avro
  53. exit – çıkış
  54. feedback – geribildirim
  55. finish – bitiş, varış
  56. final four – son dörtlü
  57. final sınavı – sonuç sınavı, genel sınav
  58. finalist – sonuca kalan
  59. full – tam, dolu
  60. full-tıme – tam gün
  61. high-tech – ileri teknoloji
  62. hiperaktif – aşırı etkin, aşırı hırçın
  63. hit şarkı – gözde şarkı
  64. home page – ana sayfa, ana bet
  65. icetea – buzlu çay
  66. illegal – yasadışı
  67. imitasyon – öykünme
  68. interaktif – etkileşimli
  69. izolasyon – yalıtım
  70. jenerasyon – nesil, kuşak
  71. kampüs – yerleşke
  72. karambol – karmaşa
  73. karizmatik – etkileyici
  74. komünikasyon – iletişim
  75. konsensüs – uzlaşım
  76. koordinasyon – eşgüdüm
  77. koordinatör – eşgüdüm sorumlusu, eşgüdümcü
  78. kriter – ölçüt
  79. lanse etmek – öne sürmek, sunmak
  80. laptop – dizüstü
  81. libero – son adam
  82. likidik – akışkanlık
  83. limit – uç
  84. link – ilişim
  85. mantalite – anlayış, zihniyet
  86. marjinal – sıra dışı, dizi dışı
  87. mesaj – ileti
  88. monopol – tekel
  89. monoton – tekdüze
  90. moratoryum – borç erteleme
  91. mortgage – tutulu satış
  92. motive etmek – isteklendirmek
  93. network – bilişim ağı
  94. nick name – kullanıcı adı
  95. no-frost – karlanmaz
  96. non-stop – durmaksızın
  97. objektif – nesnel, tarafsız
  98. okey – peki, tamam, olur
  99. okeylemek – onaylamak
  100. online – çevrimiçi
  101. optimist – iyimser
  102. paradoks – çelişki
  103. partner – eş
  104. part-time – yarı zamanlı
  105. patent – buluş belgesi
  106. performans – başarım
  107. perspektif – bakış açısı
  108. pesimist – karamsar
  109. polemik – söz güreşi
  110. portal – ana kapı
  111. prezantabl – hoş görünüm
  112. prezantasyon – sunum
  113. prınt out – çıktı
  114. printer – yazıcı, basıcı
  115. writer – yazıcı
  116. prodüksiyon – yapım
  117. prodüktör – yapımcı
  118. proses – süreç
  119. provoke etmek – kışkırtmak
  120. reel – gerçek
  121. revize etmek – yenilemek
  122. sabote etmek – baltalamak
  123. security – güvenlik
  124. sempatik – sevimli
  125. sezon – dönence
  126. show – gösteri
  127. skor – sayı durumu, sonuç
  128. slayt – yansı
  129. spesiyal – özel
  130. sponsor – tasarı üstlenicisi
  131. spontane – kendiliğinden
  132. star – yıldız
  133. start almak – başlangıç almak
  134. timing (taymıng) – zamanlama
  135. trend – eğilim
  136. tripleks – üç katlı
  137. tsunami – depreşim
  138. upload – üzerine yüklenmek, üst yükleme
  139. versiyon – sürüm
  140. vize sınavı – ara sınav

Diğer bir liste:

ABSÜRT: SAÇMA,ANLAMSIZ,ZIRVA

Örnek Modacılar bu anlamsız (saçma) tasarımlardan para kazanmayı beklemiyorlar.
AGRESİF:SALDIRGAN
ADAPTASYON:UYUM
AJİTE ETMEK:KIŞKIRTMAK. (Son günlerde çok duyuyorum)
Örnek Bu olayın, kışkırtma olduğunu ileri sürdüler.
AKUSTİK:YANKILANIM
ALENGİRLİ:ÇETREFİLLİ,KARMAŞIK,ANLAŞILMAZ
ANEKTOD:FIKRA,HİKAYECİK
ADROİD: İnsana benzetilmiş robot
ALAKART:SEÇMELİ YEMEK
Örnek Seçmeli yemek usulünde istediğiniz yemeği yiyebiliyorsunuz.
ADİSYON:HESAP
AMBİYANS:ÇEVRE,MUHİT,ORTAM,HAVA
Örnek Televizyon kanalının yöneticileri yarışma gecesinde fevkalâde bir hava yaratmışlardı.
ANGAJE:BAĞLANMIŞ
ANTOLOJİ:SEÇKİ,GÜLDESTE
ANTİPATİK:İTİCİ,SOĞUK
ANSİKLOPEDİ:BİLGİLİK (ansiklopedi ruhsuz bir kelime değil de nedir yahu?)
ARGÜMAN:KANIT,DELİL,SÖYLEM
ASİSTİ:YARDIMCISI (Futbolda da kullanılıyor.Golün asisti diye.)
ASPARAGAS:ŞİŞİRME HABER
AŞAĞILIK KOMPLEKSİ:AŞAĞILIK DUYGUSU
BARAJ:SU AMBARI.(Azeriler bu kelimeyi kullanırlar.Çok hoşuma gitti.)
BY-PAS DEVRE DIŞI BIRAKMA
BANDROL DENETİM PULU
BARİYER:ENGEL
BEST-SELLER:ÇOKSATAR
Örnek “Umut Eşiğinde” adlı eser çoksatar listelerinde ilk sırada yer alıyor.
BİLBOARD:İLAN TAHTASI (Belediye bilboardları diye sıkça duyarız.)
BLOKAJ:TUTMAK,DURDURMAK (Bankacılık ve futbolda kullanılır.)
BRİFİNG:BİLGİLENDİRME
BROKIR:SİMSAR,KOMİSYONCU
Örnek Ev bulmak için simsarlara başvurmaktan başka yol kalmadı.
CENTER:MERKEZ
CHAT(çet):SOHPET
CHECK-UP(çekap):TAM BAKIM
DAMPİNG:İNDİRİM,DÜŞÜRÜM,TENZİLAT
DEFANS:SAVUNMA
DEJENERASYON:YOZLAŞMA
DEKLERASYON:BİLDİRME,İLAN ETME,DUYRMA
DEKOLTE:AÇIK GİYSİ
DEKONT:HESAP BELGESİ
DEMOGOJİ:LAF EBELİĞİ,LAFAZANLIK
DEPOZİTO:BAĞLANMA PARASI,GÜVENCE
DEPRESYON:RUHSAL ÇÖKÜNTÜ
DETERMİNE:KARARA VARMAK,SAPTAMAK,NEDEN OLMAK,SABİTLEŞTİRMEK
DUAYEN:EN KIDEMLİ,AKSAKAL
EDİTÖR:YAYIMCI
GÖRSEL EFEKT:GÖRSEL ETKİLEME
EFOR:ÇABA,GAYRET,GÜÇ
EKARTE ETMEK:SAF DIŞI BIRAKMAK,ELEMEK
EGALE ETMEK:EŞİTLEME,DERECESİNE ULAŞMA,EŞİT DURUMA
GETİRME
EMPOZE ETMEK DAYATMAK
EMPARYALİZM:YAYILMACILIK,SÖMÜRGECİLİK
EKOLOJİK:ÇEVREYLE İLGİLİ
EKSANTRİK:ACAYİP,UÇRAK,TUHAF
EKSPER:UZMAN (ÖRNEK:TÜTÜN UZMANI)
EMPATİ:DUYGUDAŞLIK (İnsanın kendisini karşısındakinin yerine koyup,karşısındakini anlama çabası anlamına geliyor.)
ENTELEKTÜEL DÜŞÜNCE ADAMI,MÜNEVVER,AYDIN
ENTEL:Entelllektüel olmaya çalışan ancak bunun için gerekli niteliği kazanmamış kişi
ETİK:AHLAKİ(Çok sık kullanılıyor.)
EYENİLER(aylaynır):GÖZ KALEMİ
FEİR-PLAY DÜZGÜN OYUN
FARMOKOLOJİ:İLAÇ BİLİMİ
FASTFOOD:AYAKÜSTÜ YEMEK
FETİŞİZM: İlkel toplumlarda doğaüstü bir güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesnelere tapınma, tapıncakçılık, putperestlik (TDK)
FENOMEN:OLAY, GÖRÜNGÜ
Güneşin batıdan doğması gibi olağanüstü bir fenomen sayılmalıdır bu.”- H. Taner.
FİNANS:MALİ İŞLER,PARA İŞLERİ
FRAKSİYON:HİZİP, GRUP
FİZİBİLİTE:YAPILABİLİRLİK,UYGULANABİLİRLİK
FAUNA :HAYVAN VARLIĞI
FİLORA:BİTKİ VARLIĞI
FORMASYON:BİÇİMLENME
FORMAT:BOYUT,BOYUTLAR
FLAŞ:ÇARPICI,GÖZDE ( ÖRNEK:Flaş haber-Çarpıcı haber)
GALA:ÖN TANITIM
GLOBAL:KÜRESEL,DÜNYA ÇAPINDA
HANDİKAP:ENGEL
HEDONİZM: Hayatı sadece haz almak olarak gören anlayış.
HİJYENİK:SAĞLIĞA UYGUN,SIHHİ
HİT PARÇA :GÖZDE PARÇA
HOLİGAN:SOKAK SERSERİSİ,HAYTA
İNİSİYATİF:ÖNCELİK,ÜSTÜNLÜK(Kıbrıs konusunda öncelik almaktan çekinmemeliyiz.)
İRRİTE ETMEK:KIZDIRMAK.(SON GÜNLERDE SIK KULLANILIYOR)
İRONİ:GÜLMECE,SÖYLENEN SÖZÜN TERSİNİ KASTEDEREK KİŞİYLE VEYE OLAYLA ALAY ETME.
İZOLASYON:TEK BAŞINA BIRAKMAK,SOYUTLAMAK,YALITIM
JENERASYON:KUŞAK,NESİL
JET-SKİ:SU KIZAĞI
JARGON:AYNI BELLİ GRUPLARIN KONUŞTUĞU DİL,(örnk:mafya jargonu)
KADÜK DÜŞMÜŞ(Değerini,önemini yitirmiş, kadük olmuş anlamında)
KAOS:KARGAŞA,KARIŞIKLIK (Şu an Irak’ta yaşanan durum)
KOKTEYL:KARIŞIM,İÇKİLİ TOPLANTI
KALİGRAFİ:GÜZEL YAZI
Bunlar Türk kaligrafi sanatının çok güzel örnekleridir.
KATALİZÖR:ÇÖZÜLME (KİMYEVİ BİR REAKSİYONUN HIZINI ARTIRAN VE YA YAVAŞLATAN MADDELER)
KONSENNSÜS:GÖRÜŞ BİRLİĞİ,MÜTABAKAT
KONSEPT:ANLAYIŞ,GÖRÜŞ
KAPİTALİST:SERMAYEDER,ANAMALCI
KARAMBOL:KARMAŞA
KARTVİZİT:TANITMA KARTI
KEMOTERAPİ:KİMYEVİ TEDAVİ
KOKPİT:PİLOT KÖŞKÜ
KOMPLİKASYON:KARIŞIKLIK,YAN ETKİ
LİSANS:YETKİ BELGESİ
LOJİSTİK DONANIM
LÜMPEN:SEFİL,SEVİYESİZ,MAGANDA (son günlerde sık kullanılıyor)
MANTALİTE:ANLAYIŞ,ZİHNİYET,DÜŞÜNCE,KANAAT
MANİFESTO:BİLDİRİ
MARJİNAL:UÇTA,SIRADIŞI
MANİPLASYON:HİLEYLE YÖNLENDİRME
MELONKOLİ:KARA SEVDA (aynı zamanda yanlız kalma isteği, türkçesi karaduygululuk olan kelime.)sebepsiz keder)
NİHİLİST: Nihilizm yanlısı kimse, hiççi, yokçu: (bkz. TDK)
METAFOR:Bir şeyi başka şey ile benzetmeye,kıyaslamaya anlatmaya yarayan mecazlardır.
MODÜL:PARÇA
MODÜLER MOBİLYA:PARÇALI MOBİLYA
NOSTALJİ: (geçmişe özlem olarak nitelendirilen bu duygu ya da durum)
uzak topraklara savaşmaya gelen askerlerde, yabancı şehirlere okumaya gidenlerde, ülkelerini bir şekilde geride bırakmak zorunda kalmış on yedinci yüzyıl göçmenlerinde kendini gösteren bu hastalık yalnızca yuvayla ilgili saplantılı düşüncelere, halüsinasyonlara ve apatik bir melankoliye yol açmamaktadır. mide bulantısı, iştahsızlık, akciğerlerin yapısında patalojik değişimler, beyinde filizlenen iltihaplar da hep nostaljinin bu ilk kurbanlarının gösterdiği semptomlardır. hofer’in hastalığın adını koymasını takip eden yıllarda avrupa ve amerika’da binlerce nostalji vakası geçer kayıtlara. An gelir, bu illete tutulanlar vatansever addedilip alkış alırlar, an gelir komutanlar hızla yayılan salgının önüne geçmek için nostaljiye tutulan ilk askeri olduğu yere canlı canlı gömeceklerini açıklarlar.
nasıl olmuştur da bilhassa birinci dünya savaşı’ndan itibaren kelimenin bu tıbbi anlamı yitip gitmiş, yerini “geçmişe duyulan onanmaz hasret” anlamına bırakmıştır?(ekşi sözlük)- Nasıl olduğunu ben söyleyeyim; Bu kelimenin Türkiye’deki karşılığı= İrticadır. Yıllarca aydın geçinenler bu kelimeyi belli bir mütedeyyin kesimi yaftalamak için kullandıklarından şimdi geri dönemiyorlar ve kendi mürteciliklerini asıl anlamı “sıla özlemi” olan nostalji ile ifade etmeye çalışıyorlar.-
NOBRAN: kibar olmayan, yani kaba, nezaketsiz, görgüsüz
OPORTİNİST:FIRSATÇI (Son günlerde sık kullanılıyor)
OPTİMAL:EN İYİ EN YÜKSEK EN UYGUN
OTONAZİ:ÖLME HAKKI
PALYATİF TEDBİR:GEÇİCİ TEDBİR
PARAMETRE DEĞİŞKEN
PARADİGMA:Yeni düşünce modeli.Ana anlamı, bir bilim çevresine belli bir süre için, bir model sağlayan evrensel olarak kabul edilen bilimsel başarılar, olarak tanımlanır. Bir kuramın paradigma olması için öyle bir yenilik getirmesi lazımdır ki, hem rakipleri varsa şaşırsın ve hayran olsun, hem de çağını aşarak ilerideki görüşlere kapı açsın.
PARTNER:EŞ ARKADAŞ
PATENT:BULUŞ
PROVAKASYON:KIŞKIRTMA,TAHRİK
REENKARNASYON:RUH GÖÇÜ
REFÜJ:ORTA KALDIRIM
REHABİLİTASYON.İYİLEŞTİRME
REKOLTE:TOPLAM ÜRÜN
REVAK:ÜSTÜ ÖRTÜLÜ ÖNÜ AÇIK YAPI
TİRAJ:BASKI SAYISI
TRANSPARAN:SAYDAM,ŞEFFAF
PATETİK: hem acıklı, hem zavallı hem de komik anlamlarını bir arada barındıran İNGİLİZCE KELİME.
PERFORMANS:BAŞARIM
PROPORSİYON:ORAN
Süleymaniye camisinin minarelerinin dış ve iç estetiği, fevkalade muntazam, göz okşayıcı proporsiyonları seyredeni büyüler.
SABOTE ETMEK:BALTALAMAK
SANSASYON DALGALANMA
SANTRA:ORTA YUVARLAK(Futbol terimidir.)
SAUNA:BUHARLI HAMAM
SEANS:OTURUM
SEZON:MEVSİM
SİMİLASYON:BENZETİM
SİRKÜLASYON:HAVA DOLAŞIMI
SKEÇ:OYUNCA
SMAÇ:ÇİVİLEME,KÜT İNME
SOFİSTİKE:YANILTICI,HİLELİ (Bu felsefedeki anlamı için)
ÖRNEK:Yanıltıcı bir muhakeme tarzı var.
SOFİSTİKE:KARMAŞIK (Teknolojideki anlam karşılığı)
ÖRNEK: Günümüzün karmaşık silâh sistemleri askerliği tam bir uzmanlık alanı hâline getirdi.
SOFİSTİKE:BİLMİŞ(Aşağılayıcı anlam için)
ÖRNEK: Arjantinliler, kendilerini bölge ülkelerine göre daha üstün, daha kültürlü, daha bilmiş buluyorlar.
SOLARYUM:GÜNEŞ ODASI
SPEKÜLATÖR:VURGUNCU
SPESİFİK:ÇOK ÖZEL,ÖZELLİKLİ(Özgü,kendine has, hususi anlamına geliyor)
SPONSOR DESTEKLEYİCİ
SPONTANE:KENDİLİĞİNDEN(Son günlerde sık kullanılıyor)
SPOT:PEŞİN
SPİRİTÜEL:RUHLA İLGİLİ ,RUHÇULUK
STABİL:OTURMUŞ,İSTİKRARLI,SABİT
STABİLİZE:OTURTULMUŞ,SABİTLEŞTİRİLMİŞ
STABİLİZE YOL:BERKİTİLMİŞ YOL
STAND-BY DESTEK
Meşhur IMF ile yaparız destek anlaşması.Sözde bize destek olurlar.
STANT:SERGİLİK
START:BAŞLA
STRES:GERGİNLİK
SÜBVANSE ETMEK DESTEKLEMEK
TİRAJ:BASKI SAYISI
TRANSPARAN:SAYDAM,ŞEFFAF
TURİST:GEZMEN
VİYADÜK:KÖPRÜ YOL
VİZYON:UZAK GÖRÜŞLÜLÜK,GENİŞ GÖRÜŞLÜLÜK
VİRAJ DÖNEMEÇ
ZAMPİNG:GEÇGEÇ

Türkçe’de Sıklıkla Yanlış Yazılan Kelimeler

İmla kurallarına mutlaka uymalıyız. Türkçe’de bazı sözcükler söylenişlerindeki kolaylık ve alışkanlığın yazı diline de yansıması sonucu yanlış yazılıyor.

Yanlız değil yalnız yazmalısınız.

Yalnış değil yanlış yazmalısınız .

Çünki değil çünkü yazmalısınız .

Herkez değil herkes yazmalısınız .

Kurdela değil kurdele yazmalısınız .

Meyva değil meyve yazmalısınız

Makina değil makine yazmalısınız .

SARMISAK değil SARIMSAK yazmalısınız. (Kaynak TDK Türkçe Sözlük)

Fasulya değil fasulye yazmalısınız .

Ambülans değil ambulans yazmalısınız .

Akedemi değil akademi yazmalısınız .

Deklerasyon değil deklarasyon .

Papuç değil pabuç yazmalısınız .

Otobos değil otobüs yazmalısınız .

Orjinal değil orijinal yazmalısınız .

Konservatuar değil konservatuvar yazmalısınız .

Alimünyum ya da aliminyum değil alüminyum yazmalısınız.

Sovan değil soğan yazmalısınız .

Kapora değil kaparo yazmalısınız .

Prosedir değil prosedür yazmalısınız .

traş ve heykeltraş değil tıraş ve heykeltıraş yazmalısınız .

dokuman değil doküman yazmalısınız .

Labaratuvar veya labaratuar değil laboratuvar yazmalısınız .

Acenta değil acente yazmalısınız .

Türkçe’de Birbiriyle Karıştırılan Kelimeler

  1. aktör: Sinema ve tiyatroda erkek sanatçı
    aktris = Sinema ve tiyatroda kadın sanatçı
  2. bilakis = aksine
    bilhassa = özellikle
  3. cefakâr = eziyet eden
    cefakeş = eziyet gören
  4. çözmek = halletmek
    çözümlemek = tahlil etmek
  5. delalet = yol gösterme
    dalalet = doğru yoldan şaşma
  6. dansör = erkek dansçı
    dansöz = kadın dansçı
  7. eşgal = işler
    eşkâl = şekiller (Hırsızın eşkâli)
  8. etkin = faal, aktif
    etken = faktör
  9. etkin = aktif
    edilgin = pasif
  10. folklor = halkbilimi
    halkoyunları = halk dansı
  11. haseb(hasebiyle) = neden (nedeniyle)
    hesap = matematik, alış veriş ilişkisi
  12. irtica = gericilik
    iltica = sığınma
  13. istifa = Kişinin bir görevden
    istiğfa = bir alacağın ödenmesi kendi isteğiyle ayrılması
  14. kabil = olabilir, mümkün
    kabîl = soy, sınıf; tür, gibi
    (kabil-i tahammül değil=tahammül edilemez)
    (Bu kabil işler = Bu gibi işler)
  15. katl = öldürme işi (katil zanlısı)
    katil = öldüren kişi
  16. mahsur = kuşatılmış
    mahzur = zarar, sakınca
  17. masör = masaj yapan erkek
    masöz = masaj yapan kadın
  18. matine = sinema, tiyatro, konser vb sanatsal etkinliklerin gündüz gösterisi.
    suare = sinema, tiyatro, konser vb. sanatsal etkinliklerin gece gösterisi
  19. muhabere=(haber) haberleşme
    muharebe = (harb) savaş
  20. muhasebe = hesaplaşma
    musahabe = söyleşi
  21. mürteci = gerici
    mülteci = sığınmacı
  22. mütehassis = duygulanma
    mütehassıs = uzman
  23. mütevazi = eşit
    mütevazı = alçakgönüllü
  24. nüfus = insanlar
    nüfuz = sözü geçme, saygınlık, itibar
  25. olasılık = ihtimal
    olanak = imkân
  26. öğretim = bilgi verme işi (2000-2001 öğretim yılı)
    öğrenim = bilgi alma işi(öğrenim hayatı)
  27. râkip = binici
    rakîp = birbirinden üstünlük yarışında kişilerden her biri.
  28. tabii = doğal
    tabi = bağlı, bağımlı
  29. tahrifat = bozma, değiştirme
    tahribat= harab etme, yıkma
  30. taktir = damıtma
    takdir = değer biçme
  31. tanıtmak = takdim etmek
    tanıştırmak = iki kişiyi birbirine tanıtmak
  32. teamül = alışılmış uygulama
    temayül = eğilim
  33. tefriş etmek = döşemek
    teşrif etmek = şereflendirmek
  34. tehdit = gözdağı verme
    tahdit = sınırlama
  35. tellal = Meydanda bir şeyi bir şeyi duyuran kişi
    tellak = Erkekler hamamında müşterileri yıkayan erkek
    natır = Kadınlar hamamında müşterileri yıkayan kadın
  36. -zede = …-den zarar görmüş kişi (kazazede =kaza geçirmiş kişi)
    -zade = …-nın oğlu (paşazade =paşa oğlu)

One comment on “Türkçe Yanlışları ve Doğruları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.