Memurun Ailevi Hakları


Geçen hafta bir oğlum oldu. Onun gelişi hakikaten tarifi imkânsız bir sevinç getirdi bize. Baba olmak çok güzel bir hismiş ve herkese tavsiye ederim. Öyle ki neden daha önce baba olmadım ki diye düşünmeden edemedim.

Oğlumun dünyaya gelişi ile ücretli çalışan biri olduğum için yasal olarak yapmam gereken işler vardı. Aslına bakarsanız hiçbirini bilmiyordum ama başa gelince bir şekilde öğreniliyor. Eğer araştırmamışsanız veya biri size anlatmamışsa haklarınızı kullanamıyor, maddi-manevi kayıplara uğruyorsunuz. Ben de başa gelmeden haklar bilinsin ve ona göre davranılsın diye bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı hissettim. Zira idare bildirim görevini çalışana vermiş. Siz bildirecek, siz isteyeceksiniz. Yoksa idare durduk yere haklarınızı size vermiyor. Zaten bence değişmesi gereken en önemli şey bu zihniyet. Haklar güvence altına alınmalı ve ne şart altında olursa olsun hak, sahibine verilmeli. Bunu idarenin takip etmesi gerekir. Yoksa ben de bütün mevzuatı okuyup öğrenmek zorunda kalacak, haklarımı daima kendim talep ve takip edeceksem masanın diğer tarafındakilerden ne farkım kalır ki? Onlar ne iş yapacaklar?

İşte burada bence ben idarenin yapması gerekeni yaptım ve bu yazıyı yazdım. Umarım faydalı olurum. Yazı; çocuğunuz olduktan sonra yapmanız gerekenleri sıralarken babalık izni, asgari geçim indirimi, aile yardım ödeneği ve doğum yardım ödeneği gibi kavramları işliyor.

1. Babalık İzni

Eşi doğum yapan memurun 3 günlük de olsa bir izin hakkı olduğunu biliyordum ama son çıkan torba yasa ile buna Babalık İzni adının konduğunu ve süresinin de 10 güne çıkarıldığını bilmiyordum. 25/02/2011 tarih ve 27857 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayınlan 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun ilgili maddesi aşağıdaki şekildedir.

Mazeret izni:

Madde 104 – (Değişik: 13/2/2011-6111/106 md.)

B) Memura, eşinin doğum yapması hâlinde, isteği üzerine on gün babalık izni; kendisinin veya çocuğunun evlenmesi ya da eşinin, çocuğunun, kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü hâllerinde isteği üzerine yedi gün izin verilir.

Bu madde uyarınca kurumunuzun izin formunda yer alan mazeret izni kısmına babalık izni yazarak 10 günlük babalık izninizi kullanabilirsiniz.

Çocuğun Doğumunun Kuruma Bildirilmesi

Doğumdan sonraki günlerde Doğum Raporunu alıp Nüfus Müdürlüğüne giderek çok kolay ve hızlı bir şekilde oğlumun nüfus cüzdanını almıştım. Bu hafta da oğlumun doğduğunu kurumuma bildirmem gerektiğini düşünerek Personel İşleri Daire Başkanlığına gittim. Oradan beni Muhasebeye, Muhasebeden de kadromun bağlı olduğu Fen Bilimleri Enstitüsüne gönderdiler. Neyse bu git gellerin ardından nihayet Fen Bilimleri Enstitüsü Muhasebe biriminde elime iki adet form verdiler. Biri “Aile Durumu Bildirimi”, diğeri ise “Aile Yardım Bildirimi”. İkisinin içeriği de neredeyse tamamen aynı olmasına rağmen iki farklı form vardı ortada. Hemen doldurup vereyim derken başvurum için sadece çocuğun nüfus cüzdanının yeterli olmadığını, aynı zamanda bir de Doğum Raporunun da gerekli olduğunu öğrendim. Demek ki Devletin verdiği nüfus cüzdanı tek başına işe yaramıyor. Dedim ki “Ben zaten bu nüfus cüzdanını alabilmek için doğum raporunu verdim. Şimdi ortada nüfus cüzdanı varken sizin doğum raporu istemeniz biraz gereksiz değil mi?” Aldığım cevap: “İnsanlar sahtekarlık yapıyor. Sahte nüfus cüzdanı ile başvurular oluyor” Bu nasıl bir gerekçedir anlamış değilim. Sahte nüfus cüzdanı yapabilen bir insan sahte doğum raporu hazırlayamaz mı ki bir de doğum raporu isteniyor? Kaldı ki sahtekarlık var diye sahtekarı yakalayıp ceza verileceğine herkesin şüpheli kefesine konulup peşinen cezalandırılması da ne demek? Sonuçta doğum raporunu getirdikten sonra başvurmak üzere oradan ayrıldım.

SGK’ya bilgi edinme hakkı kapsamında sordum. “Bizimle alakalı değil, Kurumunuz ile görüşün” dediler.

Demek ki hâlâ yeterince hantal bürokrasiden kurtulamamışız. Zira ben nüfus cüzdanı alırken de doğum raporu veriyorum, kurumuma çocuğum olduğunu bildirirken de veriyorum. Kurumum bana içeriği aynı ama ismi farklı iki form veriyor. Aynı şeyleri dolduruyorum.

Ben de oturdum internetin başına ve bu iki formu “Aile Durumu Bildirimi” ve “Aile Yardımı Bildirimi” formlarını araştırdım. Anlaşılan o ki bu iki form da tüm kurumlarda beraberce kullanılıyor ama bu iki formun yasal dayanağını yazan yok.

2. Asgari Geçim İndirimi

Biraz daha derin araştırınca Aile Durumu Bildirimi formunun yasal dayanağını buluyorum.  Maliye Bakanlığı tarafından 04/12/2007 tarih ve 26720 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 265)”. Tebliğin konusunu 5615 sayılı Kanunla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler sonucu vergi sistemimize giren gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulaması ile ilgili açıklama ve düzenlemeler oluşturuyor. Bu tebliğin Ek-1’i de bizim “Aile Durumu Bildirimi” formu.

Asgari Geçim İndirimi 2007 yılında Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklik ile vergi sistemimize giren bir kavram. 5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2 nci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 32 nci maddesi 01/01/2008 tarihinden geçerli olmak üzere başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

Asgari geçim indirimi

Madde 32- Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.

Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5’idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.

İndirimin uygulamasında “çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, “eş” tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.

İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.

Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir.

Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Maliye Bakanlığı tarafından 5615 sayılı Kanunla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler sonucu vergi sistemimize giren gerçek ücretlerin vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulaması ile ilgili açıklama ve düzenlemeler oluşturmak üzere 04/12/2007 tarih ve 26720 sayılı Resmi Gazete’de “Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 265)”ni yayınlıyor. Tebliğ uygulamayı şöyle düzenliyor:

6.  Medeni Durum ve Eşin Gelirinin Olmadığının Tespiti

Ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında Tebliğ ekinde yer alan  “Aile Durumu Bildirimi” (EK:1) ile işverenlerine bildirimde bulunacaklardır. Durumlarında herhangi bir değişiklik olması halinde (evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) bu değişiklikleri işverene bir ay içerisinde bildireceklerdir. Asgari geçim indirimi oranını etkileyen değişiklikler, söz konusu değişikliğin işverene bildirildiği tarih itibariyle uygulanacak olup, eşlerin her ikisinin de ücretli olması halinde çocuklar yalnızca sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilecektir.

Bu uygulamada eşin çalışmadığı ve herhangi bir gelirinin olmadığına ilişkin olarak (aksi tespit edilmediği sürece) ücretlinin beyanı yeterli olacaktır.

Sadece ücret geliri elde eden eş, “çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş” kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bunlar dışındakiler ise çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında değerlendirilecek olup, münhasıran emekli maaşı alanlar da çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak kabul edilecektir.

Tebliğde bahsedilen Aile Durumu Bildirimi formunu tebliğ ekinden veya kurumunuzdan alıp dolduruyorsunuz. Formun herhangi bir eki yok ancak Kurum vermiş olduğunuz bilgilerin doğruluğunu teyit etmek maksatlı olarak tamamen kendini mesuliyetten kurtarmak adına kendi inisiyatifini kullanarak sizden belge isteyebilir.

Hesapanan asgari geçim indirimi tutarı bordronuzda gelir verginizden düşülüyor.

3. Aile Yardımı Ödeneği

Devlet memurlarının sahip oldukları haklardan biri de Aile Yardımı Ödeneği. Bu ödenek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 202. maddesi ile düzenlemiştir. Madde şöyle:

Aile yardımı ödeneği: (1)

Madde 202 – Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir.

(Değişik: 27/6/1989 – KHK – 375/10 md.) Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. (Mülga ikinci cümle: 13/2/2011-6111/117 md.) Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir. (Ek: 9/4/1990 – KHK – 418/7 md.; iptal: Ana. Mah’nin 5/2/1992 tarih ve E. 1990/22, K. 1992/6 sayılı Kararı ile, Yeniden düzenleme:18/5/1994 – KHK – 527/9 md.) Bu fıkrada yer alan gösterge rakamlarını 3 katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.(2)(3)

Dul memurların çocukları için yukarıki fıkralar hükmü uygulanır.

Boşanma veya ayrılık vukuunda mahkeme bu yardımın hangi tarafa ve ne oranda verileceğini de kararında belirtir.

Devlet memurunun, geçimini sağladığı üvey çocukları için de bu ödenek verilir.

Aile yardımı ödeneğinin ödeme usulü:

Madde 203 – Aile yardımı ödeneği Devlet memurlarına her ay aylıklariyle birlikte ödenir.

Karı ve kocanın her ikisi de memur iseler bu ödenek yalnız kocaya verilir.

Aile yardımı ödenekleri hiç bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ödenir ve borç için haczedilemez.

Aile yardımı ödeneğine hak kazanma:

Madde 204 – Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.

Aile yardımı ödeneği hakkını kaybetme:

Madde 205 – Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneği hakkını eşinden boşanma veya eşinin ölümü, çocuk için ödenen yardım ödeneği hakkını da çocuğun ölümü veya 206 ncı maddedeki hallerin vukuunu takip eden ay başından itibaren kaybeder.

Çocuk için aile yardımı ödeneği verilmiyecek haller:

Madde 206 – Aşağıdaki hallerde çocuklar için aile yardımı ödeneği verilmez:

1. Evlenen çocuklar,

2. (Değişik: 21/4/2005-5335/28 md.) 25 yaşını dolduran çocuklar (25 yaşını bitirdiği halde evlenmemiş kız çocukları ile çalışamayacak derecede malûllükleri resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilenler için süresiz olarak ödeneğin verilmesine devam olunur.),

3. Kendileri hesabına ticaret yapan veya gerçek veya tüzel kişiler yanında her ne şekilde olursa olsun menfeat karşılığı çalışan çocuklar (Öğrenim yapmakta iken tatil devresinde çalışanlar hariç),

4. Burs alan veya Devletçe okutulan çocuklar.

——————————

(1) 3/1/2011 tarihli ve 2011/1241 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Kararın 4 üncü  maddesiyle, bu maddede yer alan ve eş için ödenmekte olan aile yardımı ödeneğine esas (1.500) gösterge rakamının 1/1/2011 tarihinden itibaren  (1.823) olarak uygulacağı hüküm altına alınmıştır.

(2) 21/3/2006 tarihli ve 5473 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle; bu fıkrada yer alan “250” rakamı “1500”, “50” rakamı “250”, “5 katına” ibaresi ise “3 katına” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(3) 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle bu fıkraya “50 gösterge rakamının” ibaresinden sonra gelmek üzere, “(72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) ” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.

Buradaki Aile Yardım Ödeneğinin verilebilmesi için de tıpkı Asgari Geçim İndirimnde olduğu gibi bir form ihdas edilmiş ve Aile Yardım Bildirimi formu denmiş olmalı. Ancak formun aslının yer aldığı tebliğin metnini maalesef bulamadım. Zira çok eski tarihli bir Devlet Memurları kanunu Genel Tebliği olacak ki Resmi Gazete tarih ve sayısını bilmeden tebliğe ulaşamıyorsunuz. Maliye Bakanlığından bilgi edinme hakkı kapsamında tebliği talep ettim ama bakalım tozlu raflardan bulup da gönderebilecekler mi?

Sonuçta hem asgari geçim indirimi hem de aile yardım ödeneği hesaplamalarında kullanılacak bilgiler tek bir form üzerinden alınabilir. Üstelik bunu elektronik olarak yapmak da çok kolay. Ancak dediğim gibi önce bir zihniyet değişikliği lazım ki vatandaşa eziyet etmeden hizmet etme ilkesi gelişsin. Sonrası daha kolay gelecektir. Çünkü eğer idare tüm kurumlarıyla tam entegre şekilde çalışsa bu formları bile doldurmaya gerek kalmaz, Nüfus Müdürlüğüne nüfus cüzdanı çıkartmaya gittiğimde tüm bu işlemler de otomatik olarak halledilmiş olabilirdi.


Güncelleme (06/09/2011):

Bu yazıyı yazdığım tarihlerde (Ağustos 2011) Maliye Bakanlığına yapmış olduğum Bilgi Edinme Hakkı kapsamındaki başvuruma bir ayın üstüne nihayet bugün cevap geldi.

Başvurumda; Kurumumuza verdiğimiz “Aile Durumu Bildirimi” ve “Aile Yardımı Bildirimi” formlarının ekinde belge verme zorunluluğumuz olup olmadığını, böyle bir zorunluluk var ise bu belgelerin neler olduğunu sormuştum. Ayrıca “Aile Yardımı Bildirimi” formunun yasal dayanağını sormuş ve bu forma dayanak olarak gösterilen Maliye Bakanlığınızca yayınlanmış 01/11/1978 tarih ve 115537-2228/33783-31 sayılı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği ( Sıra No : 53) ni talep etmiştim.

Bakanlıktan gelen cevap ise şöyle: “Bakanlığımıza hitaben yazdığınız bilgi edinme başvurunuz incelenmiş olup, Aile Yardımı Bildirimine ilişkin hususlar 31/12/2005 tarihli ve 26040 sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 12 inci maddesinin (b) fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, 53 Seri No*lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğ yürürlükte bulunmamaktadır. “

Yani Tebliği göndermek yerine yürürlükte olmadığını söylemekle yetindiler. Ben de pek tabi olarak kaynak olarak gösterdikleri Yönetmeliğin ilgili maddesini bulup okudum.

Sosyal yardımlar

Madde 12-Kamu personeline yapılacak sosyal yardım ödemelerinde, ödemenin çeşidine göre aşağıda belirtilen belgeler aranır.

a) Evlenme yardımı: Aile cüzdanının dairesince onaylı örneği veya nüfus kayıt örneği ödeme belgesine bağlanır.

b) Aile yardımı: Aylıklarla birlikte ödenen bu yardım, personelin ilk işe girişinde alınacak Aile Yardımı Bildirimine (Örnek : 14 ) dayanılarak ödenir. Bu bildirim, personelin aile yardımından yararlanan eş veya çocuk durumunda meydana gelen değişiklikler ile yer değiştirme suretiyle atama halinde yenilenir. Bildirimler, ödeme belgesinin Sayıştaya gönderilecek nüshasına eklenir.

c) Doğum yardımı: Doğum olayının meydana geldiği yeri ve tarihi belirten ilgilinin dilekçesi ödeme belgesine bağlanır.

“Aile Yardım Bildirim Formu” örnek 14 numarası ile tebliğin ekinde yer alıyor. Ancak daha önce de dediğim gibi iki farklı ödenek için aynı soruların yer aldığı iki farklı form doldurmak çok da anlamlı değil. Tek form ile yapılabilir bu. Ancak şu an için bu mümkün değil. Çünkü mevzuatta ikisi de ayrı ayrı tanımlanmış. Ne zamanki mevzuat ikisini aynı isim altında birleştirir ve tanımlarsa o zaman aynı işi iki kere yapmaktan kurtuluruz.

İkinci husus, (c) bendinde yer alan doğum yardımı maddesinde. Maddeye göre dilekçe vermek yeterli görünüyor. Doğum raporundan hiç bahsedilmiyor bile.

Bir diğer husus ise (a) bendinde; evlenme yardımı diye bir yardımdan söz ediliyor ama ben hiç öyle bir yardım duymadım. Devlet Memurları Kanununda da böyle bir yardım maddesi yok. Neye istinaden ve kimlere veriliyor bu yardım açıkcası merak ettim. Onu da şimdi sordum Bakanlığa. Bakalım ne cevap verecekler?


4. Doğum Yardımı Ödeneği

Tüm bu araştırmaları yaparken yeni birşey daha öğrendim ki o da; çocuğu dünyaya gelen memurlara Doğum Yardım Ödeneği adı altında bir yardım yapılıyormuş. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili maddesi şöyle;

Doğum yardımı ödeneği:

Madde 207 – (Değişik birinci ve ikinci fıkralar: 20/6/l984 – KHK 241/11 md.)

Devlet memurlarından çocuğu dünyaya gelenlere 2500 gösterge rakamının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktarda doğum yardımı ödeneği verilir.(1)

Ana ve babanın her ikisi de Devlet memuru iseler ödenek yalnız babaya verilir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği yapılan doğum yardımı ödeneği daha yüksek ise, memur olan eşe ayrıca doğum yardımı ödeneği ödenmez, daha düşük ise yalnız aradaki fark ödenir.

Mahkemelerce verilen ayrılık süresi içinde doğan çocuklar için bu yardım anaya verilir.

Doğum yardımı Ödeneği hiç bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ve ödeme emri aranmaksızın saymanlarca derhal ödenir. Bu yardım borç için haczedilemez.

––––––––––––––––––––––

(1) 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “75” gösterge rakamı, “ 2500” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

Forumlardan okuduğum kadarıyla bunun için de bir dilekçe ve ekinde doğum raporu ile başvurmak gerekiyormuş. Demek ki dedim benden aldıkları doğum raporu diğer formların eki değil bizatihi doğum yardım ödeneği için alınmış olabilir. Dilekçesini yazmamış oldum ama o kadar da olur diyelim. Bakalım bu maaş döneminde bordromuzda nasıl değişiklik olacak. İşleme konulmuş mu yoksa unutulmuş mu göreceğiz. Ama üzülmeyin işleme konulmamış veya unutulmuş olsa bile itirazınız ile (dava açarak) geçmişe dönük 2 aylık haklarınızı alabiliyormuşsunuz. Siz yine de haklarınızın takipçisi olunuz, işinize sahip çıkınız.

Birkaç gün sonra hastaneye gitmemiz icap etti ve yakındaki bir hastaneye gittik. Ancak oğlumun sigorta girişi yapılmadığı için sigortasızmış gibi kayıt edileceğini söylediler. Hemen Enstitüyü aradım. İlgili kişi ile görüşüp durumu izah etti. O da ilginin şu an orada olmadığını geldiğinde beni aratacağını söyledi. Hastanede beklemeye koyulduk. Neyseki çok geçmeden aradılar. Onayı yapmışlar. Böylece oğlumu sigortalı olarak orada muayene ettirebildim.

Bazen diyoruz ya bu bozuk düzende ben tek başıma ne yapabilirim diye. İşte cevap veriyorum; işimizi doğru dürüst yapsak yeter. Belgeleri teslim edeli kaç gün olmuş hâlâ aktivasyonu yapmamışlar. İllâ arayıp sormamız, takip etmemiz gerekiyor. O gün aramak benim aklıma gelmeyebilir veya aradığımda ilgililer orada olmayabilirlerdi. O zaman sigortalı olduğum halde sırf memurların işlerini zamanında yapmadığı için gittiğim hastanede sigortasız muamelesi görmemden doğacak maddi zararı kim karşılayacaktı? İşini doğru dürüst yapmayan memur mu? Demek ki biz de tek başımıza olsa da işimizi doğru dürüst yapmakla bile aslında çok şey yapmış oluyoruz.

Son olarak bir bilgi daha vermek isterim ki Devlet Memurları Kanununda yer alan maaş katsayısı, taban aylık katsayısı ve yan ödeme katsayısı gibi katsayılar eskiden her yıl Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenmektedir. (Güncelleme: artık toplu sözleşme ile belirlenmektedir.) 2011 yılının temmuz ayından itibaren geçerli katsayı ve yukarıda belirttiğim yardım tutarları aşağıdaki gibidir (05/08/2011). Aşağıdaki çizelgenin güncel hâli için lütfen Kamu Personelinin Maaşlarının Hesabına Esas Tutulan Katsayılar ve Ödemeler yazısını takip ediniz.

Hürmet ve muhabbetlerimle efendim.

Kâmil VARINCA

KATSAYILAR VE DEVLET MEMURLARINA SAĞLANAN SOSYAL YARDIMLAR(*) (01.07.2011 – 31.12.2011 Dönemi)
Maaş Katsayısı (01.07.2011-31.12.2011 döneminde) 0,06446
Taban Aylık Katsayısı (01.07.2011-31.12.2011 döneminde) 0,86251
Yan Ödeme Katsayısı (01.07.2011-31.12.2011 döneminde) 0,02044
Kıdem Aylığı Göstergesi 20
Özel Hizmet Tazminatı Tavanı (8.000 + 1.500) x 0,06446)   (01.07.2011-31.12.2011 döneminde) 612,37
Aile Yardımı (2.134 x 0,06446)  (01.07.2011-31.12.2011 döneminde) 137,56
Çocuk Yardımı (250 x 0,06446) (01.07.2011-31.12.2011 döneminde) 16,11
Doğum Yardımı (2.500 x 0,06446) (01.07.2011-31.12.2011 döneminde) 161,15
Ölüm Yardımı (01.07.2011-31.12.2011 döneminde) Eş ve Çocuğun Ölümü Halinde (8.000 + 1.500) x 0,06446 612,37
Memurun Ölümü Halinde [(8.000 + 1.500) x 0,06446] x 2 1.224,74
(*) 2011/2022 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01.07.2011 – 31.12.2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere belirlenen katsayılar. (Bkz. 05.07.2011/27985 (2.mükerrer) sayılı Resmi Gazete)

Kaynak ve Belgeler:

  1. Gelir Vergisi Kanunu (G.V.K.)“, Kanun no: 193, Resmî Gazete tarih-sayı: 06/01/1961-10700.
  2. Devlet Memurları Kanunu“, Kanun no: 657, Resmî Gazete tarih-sayı: 23/07/1965-12056.
  3. Maliye Bakanlığı, “Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği“, Resmî Gazete tarih-sayı: 31/12/2005-26040 (3. mükerrer).
  4. Maliye Bakanlığı, “Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 265)“, Resmî Gazete tarih-sayı: 04/12/2007-26720.
  5. Bakanlar Kurulu, “Kamu Personelinin Maaşlarının Hesabına Esas Tutulan Katsayıların Tespiti ve İlgili Mevzuatı Uyarınca İstihdam Edilen Sözleşmeli Personelin Ücretlerinin Artırılması ile Bazı Kararlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar“, Resmî Gazete tarih-sayı: 05/07/2011-27985 (2. mükerrer).
  6. Aile Durumu Bildirim Formu
  7. Aile Yardım Bildirim Formu

2 comments on “Memurun Ailevi Hakları

  1. merhabalar benim bir sorum olacaktı. benim eşim daha önce özel bir dersanede çalışıyordu şuan işi bıraktı.bende devlet memuruyum eşim işsizlik sigortası için başvurdu sonuçlanırmı bilemem ama eşim işsizlik maaşı alırken bende eş yardımı alabilirmiyim

    Beğen

    • Merhaba,

      Eşiniz şu an çalışmadığı için mantıken aile yardımı alabilmeniz gerekir. Siz başvurunuzu yapın. Ek olarak da eşiniz SGK’dan çalışmadığına dair belge alabilir. İşsizlik maaşı konu dışı olduğu için başvuruda bu konuyu gündeme getirmenize gerek yok.

      Kolaylıklar dilerim.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.