Çevreciyim, Çevrecisin, Çevreci


Son günlerde memleket gündemini meşgul eden konulardan biri de çevrecilik oldu. Eskiden değil memleket gündemine, insanların aklına bile gelmeyen bir konunun artık memleket meseleleri arasında konuşuluyor olması, bizler için ziyadesiyle memnun edici bir gelişme. Her ne kadar konunun gündeme gelme ve işlenme tarzı istediğimiz gibi hoş bir şekilde olmasa da konunun gündemde olması, konuşuluyor ve tartışılıyor olması bile bir yerlere gelindiğini göstermesi açısından pek mühim. Çünkü kanaatimce gelişme, doğruyu bulma, ilerleme ancak araştırma-geliştirme ile o da ancak konu üzerinde konuşma ve tartışmayla başlar.

Artık herkes evlerin ve fabrikaların bacalarından, arabaların egzozlarından çıkan gazların hava kirliliğine sebep olduğunu, salınan karbondioksit ile sera etkisine katkıda bulunulduğunu ve sonucunda küresel ısınma ve iklim değişikliğine sebep olunduğunu, ozon tabakasının inceldiğini, çöplerin gelişigüzel atılmaması gerektiğini, atıksuların arıtıldığını ve arıtılması gerektiğini, tüm bunların mühim birer çevre sorunu olduğunu ve ihmal edilmemesi gerektiğini biliyor.

Ayrıca herkes evinin çeşmesinden temiz su akmasını, çöplerinin toplanmasını, atıksularının bir şekilde uzaklaştırılmasını, kötü koku ve bulaşıcı hastalıklara sebep olunmamasını, temiz bir hava solumayı, kendisinin ve çoluk çocuğunun temiz bir çevrede yaşamasını istiyor, bekliyor. Bu onun en temel haklarından biri de zaten. Ama aynı zamanda modernleşme adı altında gelen teknolojik tüm yeniliklerin çevreye ve hayatımıza olumlu/olumsuz tesirini irdelemeden hemen kullanmayı, kabullenmeyi ve teknolojik ilerlemenin devam etmesini istiyor. Her bir aile ferdinin bir arabası, odasında kendi bilgisayarı ve televizyonu, herkesin birden fazla cep telefonu ve daha benzeri birçok şey istiyor, bekliyor. Üstelik bunlar müthiş derecede imrendiriliyor da.

Ne var ki bence gözden kaçırılan bir şey var. 4×4 ciplere binerken çevrecilik söyleminde bulunmak pek inandırıcı gelmiyor insana, çok yavan kalıyor. Çünkü Çevrecilik bence tabiatla uyum içinde, onun hâkimi değil bir parçası gibi yaşamayı gerektiriyor. Hem tüm tabii kaynakları hiç bitmeyecekmiş gibi kullanacaksınız, hem enerji ihtiyacınızı her geçen gün logaritmik olarak artıracaksınız, hem tabiata zarar veren hayat tarzını benimseyip böyle bir hayat tarzını el üstüne tutup pofpoflayacaksınız, özendireceksiniz, o hayat tarzını benimsemeyenleri farklı olarak nitelendireceksiniz ve sonra da kalkıp çevreci olarak geçineceksiniz. Bu kendimizi kandırmak değil de nedir acaba?

Bence hiçbir hayat tarzı insanın ayağını toprağa basabildiği; ağacı, bitki örtüsünü resimlerde ya da parklarda değil hemen evinin önünde eliyle tuttuğu; domatesini, salatalığını bahçesinden koparıp sofrasına koyduğu; yumurtasını çocuğu gönderip kümesten getirttiği bir hayat tarzından daha çevreci ve çevreyle uyumlu olamaz. Böyle bir hayat tarzı ise bugün maalesef gelişmemişliğin bir delili olarak lanse edilmekte ve insanların bundan vazgeçmeleri için elden gelen yapılmaktadır.

Kendi kendisine yeten bir insan ve aile yapısından, daima dışa bağımlı, elektriği, suyu, havası için hep bedel ödemek zorunda kalan ve bunun için de para kazanması gereken, üstelik tüm bunlar için gerekli parayı sadece kendisi de değil tüm aile fertlerinin gece gündüz çalışması ile karşılayabileceği, geleceğe yatırım yapamayan, günü kurtarmakla meşgul, sömürülen bir insan ve aile yapısına doğru gidilmekte, bu özendirilmekte ve maalesef insanlar buna mecbur da bırakılmaktadır.

Böyle kurgulanmış bir dünyada kendimizi sorgulamadan, bir şeylerden feragat ve fedakârlık yapmadan, önümüze konulanla yetinip dayatılanları kabul edip de sonra mangalda kül bırakmazcasına konuşmakla bir yere varamayız. Yaptığımız ile konuştuğumuz arasındaki paralellik bizim başarımızı doğrudan etkileyecektir. İkisi arasındaki aykırılık devam ettikçe, arttıkça bizim başarısızlığımız da maalesef sürecektir.

Belki çevreci olduğunu söyleyen birileri çevreyi insanın üstüne de koyup onun korunması için her şeyin yapılmasını isteyebilir. Bir şeylere körü körüne karşı da olabilir. Yetkililerden ve ilgililerden bunları isteyebilirler. Bu onların hakkıdır. Ama bir çevre mühendisi sadece bir şeylere karşı olmaz, sadece konuşmaz, bir ilgili ve yetkili kişi olarak mühendis unvanına yaraşır şekilde hesabını kitabını yapar ve çevre ile uyumlu hayata dair çözümler üretir. İlgili ve yetkili kişilerin çözüm üretmek yerine sadece konuşmaları, bir şeylere hep karşı olmaları, icraat yapmamaları yakışık almaz. Onun yerine kendilerinden beklenen çözüm üretme işini yürütmeleri daha doğru olur. Biz de bulunduğumuz konumu gözden geçirerek başkalarının neler yapması gerektiğini söylemeden önce biz yapmamız gerekenleri yapsak daha doğru olmaz mı? Birbirimizi çevreci-çevreci değil gibi sıfatlarla yaftalamak yerine elimizden geleni yapmaya çalışsak daha doğru olmaz mı? Toplumda “ben çevreciyim, sen çevrecisin, o çevreci değil” gibi bir sınıflandırmaya gitmek ne kadar doğru olur? Çevrecilik veya çevreyi koruma birilerinin tekelinde midir ki başkaları yapamaz veya buna yeltenemezler bile?

Çevre, kimsenin tapulu malı olmadığı gibi kimsenin sınırsızca kullanacağı/harcayacağı bir kaynak da değildir. Dünya denen bu gemide nasıl ki beraberce yol alıyorsak sorunların çözümüne de beraberce katkı koymak, kenara çekilmemek/itilmemek, körü körüne destek ve karalama kampanyalarına katılmamak, sorun için değil çözüm için birlik olmak mecburiyetindeyiz, diye düşünüyorum.

Bu vesileyle, 86. yıldönümünü gururla kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramınızı, Ramazan ayınızı ve şimdiden Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum. Nice mutlu günler umuduyla…

Sevgi ve saygılarımla,

Kâmil VARINCA

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.