İstanbul’da kar var


Ha yağdı, ha yağacak derken nihayet İstanbul’a beklenen kar yağdı. Hem de iki gündür (16-17 Şubat 2008) aralıklarla yağmaya devam ediyor. Karın yağması güzel de İstanbul için kar çoğunlukla çile anlamına geliyor. Oturduğum yer İstanbul’un en yüksek yerlerinden biri olduğundan mıdır bilinmez dışarıda on santimetre kadar kar var. Bu güzel karın zevkine varabilmek, ayakkabıların karda çıkardıkları o sesi duyabilmek için çıkıp bir gezeyim dedim ben de. Çıkmasına çıktım, duymasına duydum ama evden fazla uzaklaşamadım doğrusu. Öyle bir soğuk vardı ki mazoşist olmadığım için zevk için kendime işkence edemedim ve geri dönmek zorunda kaldım. Evde oturup karı seyretmeyi tercih ettim mecburen.

Bir şeyin kıymeti en iyi yokluğunda anlaşılır. Hiç aç kalmamış biri açlık nedir bilmeyeceği gibi hiç parasız-pulsuz kalmamış birinin de yokluk nedir bilmesi beklenmez. Hiç susuz kalmamış insan suyun kıymetini nasıl bilsin? Ya da hiç savaş görmemiş bir insan barışın kıymetini nasıl bilsin? Siz bu örnekleri dilediğiniz gibi çoğaltabilirsiniz. İşte bu sebepledir ki bizler de suyun kıymetini yeni yeni anlıyoruz aslında.

Eskiden Büyükşehirlerde hayatı olumsuz olarak etkilediğinden dolayı kar ve yağmur istenmezdi. Sanırım şimdi kimse o fikirde değil. Hayatımızın önemli bir meselesi haline gelen susuzluk ile birlikte artık kimse yağmura ve kara çile kaynağı gözü ile bakmıyor. Aksine bir nimet olduğunun idraki ile yağmadığı zamanlar geç bile kaldığını, daha da yağması gerektiğini dile getiriyorlar. Yağması için dualar ediyor, barajlarımızın su doluluk oranlarını takip ediyoruz.

Sadece bununla yetinmiyor deniz suyundan içme suyu eldesi için uğraşlar veriliyor. Suyumuzu tasarruflu kullanmamız için kampanyalar yapılıyor. Tüm bunlar susuz kalmamak için. Tüm bunlar yaşanabilir bir dünya için.

Sadece bizler değil başkaları da dünyayı korumak için uğraşıyor. Hem de kim biliyor musunuz? Hemen yanı başımızda bir ülke. Belki biraz size garip gelebilir ama bir savaş ortamında olmasına karşın Irak, Kyoto Protokolünü imzalamış. Evet, yanlış duymadınız, ekonomisi güçlü (!), demokrasisi kuvvetli (!) koca (!) Amerika Birleşik Devletleri Kyoto Protokolünü imzalamazken demokrasi (!) götürdükleri Irak içinde bulunduğu şartları önemsemeden Kyoto Protokolüne imza atmış. Hayırlı olsun.

Sizlere Birleşmiş Milletlerin internet sitesinden Kyoto Protokolüne, imzalayanlara ve diğer belgelere bakmanızı tavsiye ederim. Faydalı olacaktır.

Bol yağmurlu ve karlı günler dilerim.

Sevgi ve saygılarımla,

Kâmil VARINCA

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.