Afetler ve Teknoloji


Geçtiğimiz günlerde güneydoğu bölgemizde 39 kişinin ölümüne yol açan bir sel felaketi yaşadık. Sel gelip yıktı geçti ama ardından tartışması hiç bitmedi. 2006 yılında bile bu kadar insanın ölümüne sebep olan bir felaket yaşanması tartışmaları haftaya damgasını vurdu. Kimi bunun bir doğal afet olduğunu ve yapacak bir şey olmadığını söyledi, kimi ise önlenebilecek şeyler için hâlâ boşuna insanların öldüğünü söyledi. Sonuçta önlenebilecek olsa da olmasa da maalesef 39 kişinin hayatına mal oldu bu olay. Tüm bunlardan sonra yapılması gereken ilk şey, bu sel felaketinde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet dilemek ve geride kalanların yaralarını sarmak için gayret sarf etmektir. Ardından bir daha böyle bir felaket ile karşı karşıya gelmemek için gereken tedbirlerin alınmasını sağlamak gerekir.

Merak ettim ve sözlüğe baktım, afet ve doğal afet ne demek diye. Afet, TDK’nin Türkçe Sözlüğünde “Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım” olarak tanımlanıyor. Tabii ya da doğal afet ise “Önlenmesi insan eliyle olmayan, sel, fırtına, deprem, dolu vb. felaketlerin her biri” olarak tanımlanıyor. Sanırım bu tanımlara göre yaşanan açıkça bir afettir.

İnsanoğlu dünya üzerinde yaşamaya başladığı andan itibaren tam olarak ne kadar zaman geçti bilinmez ama milattan beri saydığımız 2006 yılın ardından hâlâ yaşadıklarımızdan ders çıkaramıyor olmamız insanoğlunun sahip olduğu çok garip özelliklerden biri olsa gerek. İnsanoğlunun hayatını kolaylaştırmak ve ihtiyaçlarını gidermek amacıyla gelişen teknolojiyi kullanmamak, bunca yıllık bilgi birikimini dikkate almamak ve her şeyi tecrübe ederek öğrenmeye çalışmak pek de akıllıca bir yol olmasa gerek. Herkes bilir ki Nuh tufanında da gemiye binenler kurtulmuş, binmeyenler ise kurtulamamıştır. En ufak yağışta bile taşacağı belli olan bir dere yatağı yanına iskân etmek veya çok küçük menfaatler karşılığında buna izin vermek, göz yummak Nuh tufanında “birazdan diner, bir şey olmaz” deyip gemiye binmeyen mantıktan çok mu farklıdır acaba?

Ben lisanstayken hidroloji diye bir ders okumuştum. Rahmetli Yılmaz Muslu hocanın kitabından işlemiştik. Orada kanalizasyon sistemlerinin hesabının temelini teşkil eden yağışlar ve yağışların hesapları ile ilgili de birçok şey öğrenmiştik. Böylesi bir ilim dalı varken, gerekli tüm hesap kitapların nasıl yapılacağı tanımlanmış, gösterilmiş iken bunlardan istifade edilmiyor olması bir yana, bu sebeple insanların hayatlarını kaybediyor olmaları çok daha üzücü bir olay.

Teknoloji her geçen gün ilerliyor. Dün yapılamayan çoğu şey bugün rahatlıkla yapılabiliyor. Su ve çevre teknolojileri de gelişiyor. Mesela, 9-12 Kasım tarihleri arasında WATECO’06 2. Su ve Çevre Teknolojileri Fuarı vardı. Gıda teknolojileri fuarı ile birlikte açılan fuar, gerçi beklediğimden küçüktü ama teknolojinin bu sektörde kullanımının hangi yönde ilerlediğini göstermesi açısından güzeldi. Bu sebeple öğrenci arkadaşlara her zaman bu tür fuarlara gitmeleri, gezmeleri ve sormaları tavsiyesinde bulunuyorum. Okulda görmenin mümkün olmadığı her şeyi bu fuarlarda görmek mümkündür. Öğrenmede görselliğin öneminden bahsetmeyeceğim. Yeni insanlarla tanışıyor olmanız ve belki de yeni iş bağlantıları kurmanız ise cabası. Mezunlar için ise eski dostlarla görüşmenin yegâne adresleridir fuarlar.

Hayırlı günler dilerim.

Kâmil VARINCA

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.