Sistemin İçindekiler ve Dışındakiler


Geçenlerde laboratuvar akreditasyonu kapsamında bir ölçüm firmasının emisyon ölçümüne doğrulama gözlemcisi olarak katılmıştım. Gittiğimiz tesis Avcılar-Firuzköy’de bir ağaç işleme tesisiydi. Tesiste muhtelif emisyon kaynakları mevcuttu ve ölçümü yapacak firma daha evvel gelip emisyon kaynaklarını belirlemiş, ölçüm planını çıkarmıştı. İlk ölçüm yapılacak nokta, imalattan kaynaklı yanma gazlarının ölçüleceği bacaydı. Baca yaklaşık 10 metre yüksekliğindeydi. Şöyle kafamı kaldırıp bacadan çıkan gaza baktım. Hani mangalı yaktıktan sonra kömür atarsınız da şöyle etraf dumanlanır ya, resmen o tür bir duman çıkmaktaydı bacadan. Burada ölçüm yapmanın gereksizliği aşikârdı. Çünkü çıkan gazın emisyon sınırlarını aştığı apaçık ortadaydı. Ancak gözlemci olduğumdan dolayı işe karışmamam, sadece yapılan ölçümü tekrarlamam gerekiyordu.

Her ne kadar emisyon değerlerinin sınırı aşacağını bilsem de ölçüm elemanı ile birlikte bacaya çıktım. Arkadaş ölçümünü yaptı ve sınır değerlerin çok üzerinde değerler buldu. Bunu bilmek için müneccim olmaya gerek yoktu ama kayıt ile tespit edilmesi gerekiyordu. Her ne yaptılarsa çıkan gazın emisyon değerlerini düşüremediler. Böylesi bir bacaya probun ömrünü azaltacağı için gereksiz bir şekilde kendi cihazımızı sokmayacağımı bildirmemim ardından ölçümü iptal ettiler ve aşağı indik.

Aşağıda firma yetkilileri tesis görevlileri ile konuşurken ben de tesisin sahibi ile konuşmaya başladım. Tesis sahibi konuştukça sanki ülkenin içinde bulunduğu hali anlatıyor gibiydi.

Tesiste yaş talaş yakıyorlardı. Çünkü bu, onlara gerekli olan ısıyı sağlamaya yetiyordu. Yakıtlarını değiştirmeleri gerektiğini söylediğimde ise tesis sahibi burada kiracı olduğunu, Adapazarı’nda bir yer aldığını ve bir yıl içinde oraya taşınacağını, dolayısıyla buraya yatırım yapmak istemediğini söyledi.

Tesis sahibi emisyon raporu almaya kalkıştığına da kalkışacağına çoktan pişman olmuştu bile. Şöyle diyordu; “Bu civarda herkes işini görüyor, kimsenin emisyon raporu yok. Soran da yok zaten. Bense işimi kuralına göre yapayım dedim, başıma gelmedik kalmadı. Ne kadar masraf çıktı anlatamam. Bir sene sonra taşınacağım, sizse bana yakıt sisteminizi değiştirin diyorsunuz. On senedir burada çalışıyoruz. Kimse bir şey sormuyordu. Ne zaman ki devlete buradayız dedik. Devlet tepemize bindi. İşi kuralına göre yapmak isteyen işletmeci bu şekilde cezalandırılır mı? Diğerleri yine eskisi gibi devam ediyor? Bir şey diyen yok. Reva mıdır bu bana yapılan?”

Tesis sahibi bu şekilde yakınıyordu. Devlete buradayım demenin bedelini ödüyordu. Buradayım demeden önce çok güzel yaşamaktaydı ama buradayım dediği andan itibaren maliyet hanesine eklenmesi gereken birçok ek masraf ile karşılaşmıştı. Her bir ek masraf, ürünün maliyetine bir ek demekti ve bu da ürünün fiyatının artmasına sebepti. Bu ise, devlete buradayım diyen ile demeyen arasındaki haksız rekabetin, diyen aleyhine gerçekleşmesinden başka bir şey değildi.

Bu sadece büyük resmin içinde küçük bir parçayı bize gösteren bir örnek olsun diye aktardım. Burada vurgulamak istediğim; çelişkinin, çarpıklığın kendisi ve sebebidir. Yoksa yasalara aykırı davrananları korumak ve bu işi teşvik etmek değildir.

Bilindiği üzere mevzuatlar ülke içerisinde bir sistem oluşturmak için çıkarılırlar. Çünkü iyi kurulmuş bir sistem, içerisinde yürütmesinden denetimine kadar her safhayı içerir. Ancak şu da bilinmelidir ki sistemler ancak içindeki öğeleri yönetirler. Dışındaki öğeleri yönetemezler. Bu sebeple ülke genelinde bir sistem kurup işletebilmemiz için önce tüm öğeleri tanımlamamız ve sistem içine almamız gerekir. Yönetmeye çalıştığınız öğeler sistemin içinde değilse sistem hiçbir işe yaramayacaktır.

Hep ülkemizdeki çevre mevzuatının çok ileri olmasına rağmen ülkenin çevre alanındaki durumunun neden böyle olduğunu tartışır dururuz. Doğrudur, çevre mevzuatımız gerçekten de oldukça iyi durumdadır. Ancak ülke gerçekleri ne yazık ki mevzuat ile örtüşmemektedir. Çünkü daha elimizde ne olduğunu bile tam olarak bilmemekteyiz. Yönetmeye uğraştığımız, kontrol altına almaya çalıştığımız her tesis, her bir öğe daha tam olarak tanımlanmadığı gibi hepsi sistemin içinde bile değil. Hal böyle olunca sistem, içindekiler için geçerli olmakta, dışındakiler için ise işlememektedir. Bu, haksız rekabet oluşturduğu gibi ülke olarak bu durumdan çok büyük kaybımız da olmaktadır.

Sistem içine yeni giren bir öğe doğal olarak ezilmekte ve kaldıramayacağı bir yük ile karşı karşıya gelmektedir. Dışında kalanlar ise rahat rahat işlerini yürütürken işletmecilik açısından sistem içine girmek, böyle bir işe girişmek bile hiç de akla yatkın görünmemektedir.

Sorun mevzuatımızın yetersizliği ya da uyumsuzluğu değil, sistemin ülke geneline yayılmamış olması, sistemin içine girmenin hiç de teşvik edici bir durumda olmamasıdır. Bu vakitten sonra kurulmuş sistemi bozup yenisini kuramayacağımıza göre yapılması gereken ilk iş, öncelikle öğelerin tamamının tanımlanması ve sistem içine dâhil edilmesi olmalıdır. Bu yapılmadan önce sistemin işletilmesi sistem dışındaki firmaların ödüllendirilmesi, içindekilerin ise cezalandırılması şeklinde gerçekleşecektir. Ne zaman ki tüm öğeler sistem içine dâhil edilir, işte o zaman öğeler arasında eşitlik kurulmuş, doğru ve sağlam bir rekabet ortamı sağlanmış olacaktır.

Sistemi kurmakta, mevzuatı yapmaktaki gayemiz gerçekten sorunu çözmek, çevreye duyarlı bir hayat tarzını insanların zihinlerine yerleştirmek ise bu işi cazip hale getirmek ve herkesin katılımını sağlamak zorundayız. Yok, eğer bu işler günü kurtarmak, kâğıt üzerinde muasır medeniyete eşit olduğumuzu göstermek için yapılıyorsa bir gün gelip sistemin tıkanması kaçınılmazdır. Bu durumu gözden kaçırmamak gerekir.

Bu, olaya işletmecilerin gözünden bakılmış halidir. Olaya bir de diğer tarafların gözüyle bakmak gerekir ki bu tarafların en önemlilerinden biri de çevre mühendisleridir. Olaya, çevre mühendislerinin gözünden bakmak durumu tamamen değiştirecektir ki bu da başka bir yazı konusudur.

Hayırlı günler dilerim.

Kâmil VARINCA

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.