İmtihan ayı Haziran


Haziran ayı yaz aylarının ilki, yani tatilin müjdecisi. Aynı zamanda ilk, orta ve yükseköğretimde okuyan öğrencilerin mutlu bir tatil geçirebilmeleri için önce girmeleri gereken stresli birçok imtihanın da olduğu ay.

İlköğretim ara sınıflarda okuyanlar sınıflarını geçebilmek için okullarında dönem sonu imtihanlara girecek. Son sınıf öğrencileri bunların yanında bir de ortaöğretimde istedikleri okulda okuyabilmeleri için Ortaöğretim Kurumları Sınavı (OKS)’na girecek.

Ortaöğretimde okuyanlar da sınıflarını geçebilmek için okullarında dönem sonu imtihanlara girecek. Son sınıf öğrencileri ise bunların yanında bir de artık bundan sonraki hayatlarını şekillendirecek ve etkileyecek Üniversiteler için Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS)’na girecekler.

Yükseköğretim öğrencilerinin de diğerlerinden bir farkı yok. Onlar da bu ay dönem sonu finallerine giriyorlar. Son sınıftakiler ise bundan sonraki adım olan Yüksek Lisans için Lisansüstü Eğitim Sınavı (LES)’na geçen ay girdiler bile. Yüksek lisans öğrencileri de bu ay tez teslimlerini yapıyorlar.

Velhasıl ülkedeki 14 milyon ilk ve ortaöğretim öğrencisi, ÖSYM’nin verilerine göre yaklaşık 1 milyon üniversite öğrencisi ve 150 bin lisansüstü öğrencisi bu ayları imtihan stresi ile geçirmekte. Ülke nüfusunu 70 milyon alırsak memleketin %21’i imtihanlarla uğraşıyor şimdi. Bunların ailelerini de hesaba katarsak sanırım tüm bu imtihanlar bütün Türkiye’yi ilgilendiriyor.

Tüm bu bilgiler ışığında ülke nüfusunun ¼’ünün okuduğunu, yani ülke nüfusunun en az ¼’ünün genç olduğunu söyleyebiliriz. Bu çok büyük bir rakamdır ve Türkiye için asla kaçırılmaması gereken de bir fırsattır. Üzerinde düşünülmüş, bilimsel gerçeklikler üzerine kurulmuş, öğrenmeyi öğreten bir eğitim sistemi ve doğru yönlendirmeler ile ülkemizin gelişmemesi veya hayat standardının artmaması mümkün değildir. Öğrencilerin daha ilköğretimde okulun kapısından girdikleri andan üniversitenin kapısından çıkacakları ana kadar geçen ortalama 15 yıllık bir süreyi bütünsel bir bakış açısıyla planlamak zorundayız.

Burada, gençlere de büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Okula ilk adımlarını atıp da çıktıları ana kadar geçen o 15 senelik süreyi çok iyi değerlendirmeleri ve kendilerine verilen bu 15 senelik fırsatı iyi kullanmaları gerekiyor. Zira ondan sonra kimse onlara 15 senelik bir mühlet vermeyecektir. Hemen icraat beklenecektir kendilerinden. Umarım bunun farkındasınızdır.

Bu sebeple Türkiye’nin geleceği olan gençlerimize girdikleri ve girecekleri tüm imtihanlarda başarılar diliyorum. Sağlıklı, başarılı ve mutlu bir ömür diliyorum. Çok uzun bir maratonun ardından artık mezun olan arkadaşlarımıza da hayatlarında sağlık, başarı ve mutluluklar temenni ediyorum. Ve tabiî ki ortaöğretimi bitirip de ÖSS’ye girecek üniversite adaylarına da Çevre Mühendisliğini tercih etmelerini tavsiye ediyorum.

Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

Kâmil VARINCA

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.